Ana Sayfa » Adana » Adana’da Halk Edebiyatı ve Adana Türküleri

Adana’da Halk Edebiyatı ve Adana Türküleri

Sponsorlu Bağlantılar

Adana’da Halk Edebiyatı

Adana’da halk edebiyatı denildiğinde yada aşık-tekke edebiyatı denildiği zaman akla ilk gelen yer Çukurova’dır. Yüzyıllardır bu konuda birçok efsaneler, masallar, fıkralar, ağıtlar ve benzeri edebi türler devam etmiş ve halende devam etmektedir. Ama en önce gelen gelenekleri ise aşık edebiyatı yani Adana’nın aşıkları. Adana’ya hem saz ile hemde saz olmadan yani dil ile birçok aşk türküleri söyleyen aşıklar gelmiştir. Adana’daki bu aşıkların en ünlüleri Karacaoğlan ve Dadaloğlu’dur. Bu aşıklardan hariç Aşık Abdullah, Aşık Yusuf İlbeyoğlu, Kul Halil ve daha birçok aşık bulunmaktadır. Bütün bu aşıklardan başka birde kadın aşıklar var. Bunlar ise Nazlı Gelin, Durdu, Hasibe Hatun, Sinem Kız.

Adana’ya Özgü Türküler

Dadaloğlu’ndan Türkü

Dadaloğlu Adana

Aşağıdan iskan emri geliyor,
Bezirganlar koçyiğide gülüyor,
Kitabın dediği günler oluyor,
Yoksa devir döndü, ahir zaman mı?

Dadaloğlum der ki: Gördüm düşümde
Yiğide ad veriler onbeşinde
Alışkın tüfekle dağlar başında,
Azrailden başkasından aman mı!

Sponsorlu Bağlantılar

Karacaoğlan’dan Türkü

Karacaoğlan Adana

Gök yüzünde tüten olsam
Yeryüzünde biten olsam,
Al benekli keden olsam,
Yar boynuna sarsa beni

Yar kolunda burma olsam,
Yedikleri hurma olsam,
Alçım alçım sürme olsam:
Yar kaşına sürse beni.

Karacaoğlan! Uşak olsam,
Yar beline kuşak olsam,
Bir atlastan döşek olsam:
Yar altına serse beni…

Sponsorlu Bağlantılar

Gündeşlioğlu’ndan Türkü

İki bülbül geldi, tüyü yeşilden,
Kepezini alamadım, başından.
Yayılırken ayrı düşmüş eşinden,
Ötsem garip, garip varsam tutulmaz.

Gündeşlioğlum yaylalara çıkasın,
Deste deste mor sümbüller biçesin,
Mevlam kanat vere, bile uçasın,
Bir kuş için diyar diyar uçasın.

Deliboran’dan Koşma Türküsü

Arzulayıp seni görmeğe geldim,
Yüzünde evvelki nurun kalmamış,
Evvel uğrun uğrun işmar ederdin,
Şimdi söylemeye dilim kalmamış

Böyle olduğunu bilsem gelmezdim,
Öğüt versen ol öğüdden almazdım,
Bahçem mamur deyi gelip girmezdi
Senin yol olmadık yerin kalmamış.

Boran’ın der; Geldim ise giderim,
Bağıban değilim, bağı’n ederim!
Varır bir fidana hizmet ederim,
Dökülmüş yaprağın gülün kalmamış.

Aşık Eyyubi’den Türkü

Fırladı semaya aşkın serçesi
Bir türlü engine inmek bilmiyor
Serçe ile uçtu aklım parçası
Gelip de serime konmak bilmiyor

Yarı özledim gerekten değil
Bu aşkı çektiğim meraktan değil
Yüzümün güldüğü yürekten değil
Gözlerimin yaşı dinmek bilmiyor

Un oldum sevdanın değirmeninde
Ezildim eledim piştim sonunda
Yakıcı bir atış kaynar kanımda
Yanar dağlar gibi sönmek bilmiyor

Eyyubi kalmadı direncim özüm
Dediğim çalmıyor üç telli sazım
İrademe bile geçmiyor sözüm
Gönül arzusundan dönmek bilmiyor


Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir