Ana Sayfa » Adıyaman » Adıyaman Tanıtımı ve Şehir Rehberi

Adıyaman Tanıtımı ve Şehir Rehberi

Sponsorlu Bağlantılar

Adıyaman İli

Adıyaman, Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan bir ilidir. İdari merkezi Adıyaman şehridir.

2010 TUIK verilerine göre merkez ilçeyle beraber 9 ilçesi, 19 belediyesi ve 427 köyü vardır. İlçeleri :

  • Besni
  • Çelikhan
  • Gerger
  • Sincik
  • Tut
  • Kahta
  • Gölbaşı
  • Samsat

Adıyaman haritası

Etimoloji

  • Samsat: Kuruluş tarihi çok eskilere dayanan Samsat’a Sümerler zamanında “Semizata” dendiği rivayet edilmektedir. Mısırların ise yine Samsat’a “Şamşuata” (?) veya “Şemşiata” (?) dediği rivayet edilmektedir. Ancak kentin adını Kommagene krallarından I. Antiochos Epiphanes’in dedesi olan Kral Samos’tan almış olduğu düşünülmektedir. Bu ismin manasının ne olduğu bilinmemekle birlikte antik çağlardan itibaren Samsat ismi muhtemelen Kral Samos’tan dolayı “Samasota”, “Samusat”, “Şimsat” “Simisat” adıyla adlandırılmıştır . Samsat adının Süryanice ve İbranice isminin “Simsat” (Şimsat) olduğu ve bu ismin “Güneş” “Güneş Diyarı” manalarına geldiği söylenmekle birlikte bunun yanlış olduğu kanatindeyiz. Çünkü ortaçağın ilk dönemlerinde IV. asrın başlarında Ermeniler Hıristiyanlığı kabul etmeden önce ateşperest idiler. Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde bu eski dinlerini muhafaza etmiş olan Ermenilere “Arevebaşt” (yani güneşe tapınan) veya “Arevorti” (güneşin oğlu) deniliyordu. Bunların XIV. Asıra kadar yoğun olarak yaşadıkları en önemli merkez Samsat’tı. Bu yüzden güneş diyarı değil de güneşe tapanların memleketi olarak bilinmelidir. İslam fetihleriyle birlikte “Samosata” ismi Arap şivesine uydurularak artık “Sümeysat” olarak adlandırılacaktır. Osmanlıların son dönemlerinden itibaren günümüze kadar olan dönemde ise “Sümeysat” adı değişerek günümüzdeki kullanılan “Samsat” halini almıştır.
  • Kâhta: Bilge Umar bu ismin Süryanice’den geldiğini belirtmektedir. Bu yörede bir zamanlar önemli miktarda Süryani yaşamış olduğundan onun bu düşüncesini paylaşmaktayız. Süryani Mihael’de bu isim “Gaktai” olarak geçmektedir. Abu’l Faraç’ta ise Kâhta ismi “Kahti” olarak geçmektedir. Honigman ise bu isimlerden başka “Kjakta” kelimesini eserindeki haritada göstermiştir. Ermeniler bu yeri “Gakhta” olarak Arap tarihçileri ise “Kâhta” olarak adlandırmışlardır. Kürtçe Gexte denildiği gibi ayrıca Kolik de denmektedir. John Freely ise kentin Kâhta’nın ismini almadan önce MÖ 3. yüzyılın ortalarında Kommagene Kralı Arsemes tarafından kente verilen “Arsemia” isminden başka bu şehir içinde “Nymhaeum Kenti” olduğunu dolayısı ile böyle bir isminin de olduğunu söylemektedir. Bu isim şehrin yanından geçen Nymphaios (Kâhta) Çayı’n dan gelmiş olmalıdır. Nympha Yunan Mitolojisinde su ve orman perilerine verilen isimdi. O halde bu kentin ismi “su perisi kenti” veya “orman perisi” kenti olmalıdır.
  • Gerger: Gerger ilçesi ve Gerger kalesi çok eski olmakla birlikte, kale birlikte büyük ihtimalle Kommagene Krallığı döneminde yapılmış veya tamir görmüştür. Çünkü kalenin duvarlarında bu dönemden kalma bir yazıt vardır. Gerger ismi büyük olasılıkla Ermenice “büyük taş yapı veya heykel” anlamına gelen Gargar sözcüğünden gelmiştir. Bir başka rivayete göre Gerger adının kaynağı Kerkük’den Adıyaman’a iskan edilmis bir Karakeçili Türkmen aşiretidir. Gergerler dünya çapında yayılmış eski bir sülaledir. Gerger soyadı bazılarına göre Kerkük’de bulundukları bölgenin adidir. Urfa’ya yerleşmiş aşiret mensuplarının soyadları Gerger, Gergerli ya da Gergerlioğlu olmakla beraber bu adın kaynağının Kerkük’teki Gerger mi, yoksa bugünkü Gerger ilçesi mi olduğu açık değildir.
  • Besni: İlçenin adı antik çağda “Ostacuscum” du ve bu kent Kommagene krallığının beş önemli kentinden biri idi. Besni, Abu’l Farac’da “Bet Hesne”, Süryani Mihael’de ise “Beit Hesna” olarak ismlendirilmiştir. Her iki şekil de Süryanice olup “Hesna yurdu” anlamındadır. Kentin adı Urfalı Mateos’ta “Behesni”, İslami kaynaklarda ise “Bihisni” olarak geçmektedir. Honigmann “Bahasna” şeklinde kaydetmiştir.
  • Çakırhöyük (Keysun): Çakırhöyük ismi Keysun isminin sonradan cumhuriyet döneminde değiştirilen şeklidir. Ama tarih boyunca bu yer “Kişum”, “Kaysum”, ”Cesum”, “Kaeasun”, “Kesun”, “Keasun” olarak adlandırılmıştır . Süryani Mihael ve Mateos’da “Keysun”, “Kaysun” Grigor’un Urfalı Mateos’un zeylinde ise “Gison” olarak geçer ve “Güzel” manasında olduğu açıklanmaktadır. Keysun ismi tarihçiler tarafından genellikle Maraş-Göksun ile karıştırılmaktadır. Süryanice “Kayşum”, Arapça “Kaysum”, Rumca “Kaesoun”, veya “Kessounion”’dur. Burası antep ile Besni arasındadır.
  • Gölbaşı: Bugünkü İnekli köyünün eski ismi ve bir zamanlar önemli bir ilk çağ kenti olan “Adata” idi . Honigmann’da “al-Hadas”, “Hadata”, olarak vermiştir.

Adıyaman Tarihçesi

 Adıyaman İsmi : 
Adıyaman isminin menşeyi hakkında çeşitli rivayetler vardır.

Sponsorlu Bağlantılar

Birinci rivayete göre; Perre şehrinde cereyan ettiği belirtilen bir olaya bağlanmaktadır. FARRİN yada PERRE olarak bilinen şehirde PUT’ a tapan bir babanın yedi oğlu, babalarında evde olmadığı bir gün bütün putları imha ederek ALLAH’ın (Hz. İsa’nın söylediği gibi) bir olduğunu kabul ve ilan ederler. Putperest baba durumu öğrenince yedi oğlunu da öldürür. Babaları tarafından öldürülen yedi kardeşin hatırasına Farrin (Perra=Pirin)’ de bir manastır yaptırılır. Bu olaydan ötürü de şehre Yedi Yaman adı verilir. Yedi Yaman zamanla Adıyaman şekline dönüşür.

Adıyaman Fotoğrafları 9

İkinci rivayete göre; Adıyaman şehrinin ortasında yaptırılan Mansur’un kalesi olarak bilinen kale’ ye halk, Hısn-ı Mansur ismini vermiştir. Hısn-ı Mansur isminin menşeyi hakkında iki ayrı rivayet mevcuttur. Kaynaklarda VII. yüzyılda buraya gelen Emevi komutanlarından Kays kabilesine mensup Mansur. Ca’vene’ye izafetle bu ismin verildiği rivayet edilmekte ise de başka bir rivayete göre bu ismin Abbasi Halifesi Ebu Cafer El-Mansur’un adından gelmektedir. Zamanla halk arasında telâffuz şeklinin de değişmesiyle “HÜSNÜ MANSUR” olarak bu şehrin ismi değiştirilmiş olmaktadır.

Üçüncü rivayete göre; Adıyaman şehrini doğu, batı ve güney yönlerinde derin vadiler çevirmiştir. Bu vadilerin yamaçları zengin meyve ağaçları ile kaplı olduğu gibi, şehrin çevresinin de meyve ağaçlarıyla kaplanmış olmasından dolayı güzel vadi anlamında olan “VADİ-İ LEMAN” (Güzel vadi) kelimesinin söylenişi zamanla değişmiş ve halk arasında “ADIYAMAN” şekline dönüşmüştür. Ancak, Hısn-ı Mansur yani Hüsnü Mansur ismi 1926’ ya kadar resmi ad olarak kalmıştır. 1926 yılından itibaren Bakanlar Kurulu kararları ile şehrin ismi tekrar ADIYAMAN olarak değiştirilmiştir.

Sponsorlu Bağlantılar

– Adıyaman’ın Tarihçesi
Adıyaman, tarihin bilinen en eski yerleşim yerlerinden biridir. Adıyaman Palanlı Mağarasında yapılan incelemelerde kent tarihinin M.ö. 40.000 yıllarına kadar uzandığı anlaşılmıştır.

Yine Samsat-Şehremuz Tepe’deki tarihi bulgulardan M.ö. 7.OOO yılına kadar Paleolitik, M.O. 5.000 yıllarına kadar Neolitik, M.Ö. 3.OOO yıllarına kadar Kalkolitik ve M.O. 3.0OO-1.200 yıllan arasında da Tunç Çağı dönemlerinin yaşandığı anlaşılmıştır. Bu dönemde bölge Hititlerle Mitannilar arasında el değiştirmiş ve Hitit Devletinin yıkılmasıyla (M.Ö. 1.200) karanlık bir dönem başlamıştır. M.Ö. 1.2OO’den Frig Devletinin kuruluşu olan M.Ö. 750 yıllan arası dönemle ilgili olarak yazılı kaynağa rastlanmamıştır. Ancak; bu dönemde yöre, Asur etkisine girmeye başladığından, Samsat’ta bulunan Asur etkili mühürler ve Kahta Eskitaş Köyünde bulunan Hitit Hiyeroglifi ile yazılmış kitabeler, Anadolu’daki tarihi silsilenin ilimizde de aynen devam ettiğini, göstermektedir. Bu dönemde Adıyaman ve çevresinde Hitit Devletinin yıkılmasıyla ortaya çıkan Geç Hitit şehir devletlerinden biri olan Kummuh Devleti hüküm sürmüştür.

M.Ü. 9OO-70O yılları arasında yöre Asur etkisinde kalmakla birlikte, Asurlular tam olarak egemen olamazlar. 6. yüzyılın başlarından itibaren yöreye Persler hakim olur ve yöre Satrap’lar (Valiler) eliyle yönetilir. M.O. 334 yılında Makedonya Kralı Büyük iskender’in Anadolu’ya girmesiyle Pers’ler hakimiyetini kaybetmiş ve M.ü. 1. yüzyıla kadar yörede Makedonyalı Selev-kos Sülalesi hüküm sürmüştür. Bu sülalenin gücünün zayıfladığı sıralarda, Kral Mithradetes l Kallinikos Kommagene Krallığının bağımsızlığını ilan etmiştir (M.O. 69).

Başkenti Samosota (Samsat] olan Kommagene Krallığı, egemenliğini MS. 72’ye kadar sürdürmüş, bu tarihte yöre Roma imparatorluğunun eline geçmiş ve Adıyaman Roma imparatorluğunun Syria (Suriye) Eyaletine, 6. Lejyon olarak bağlanmıştır. Roma imparatorluğunun 395 yılında Batı ve Doğu Roma olarak ayrılmasıyla, Adıyaman Doğu Roma imparatorluğuna katılmıştır. 643 yılından itibaren bölgeye İslam akınları başlamakla birlikte İslam hakimiyeti ancak 670 yılında Emevi’lerle kurulabilmiştir. 758 yılında ise, II, Abbasi komutanlarından Mansur Ibni Cavene’nin hakimiyetine girer. 926 yılına kadar Abbasi hakimiyetinde kalan H’de bu tarihte Hamdanüerin egemenliği başlar. 958 yılında yöre yeniden Bizanslıların eline geçer.

1114-1181 yıllan arası yöreye Türk akınları olur. 1204-1298 yılları arasında Samsat ve yöresini Anadolu Selçukluları ele geçirir. 1230 ve 1250 yıllarında Moğol saldırılan yaşanır. 1298’de yöre ve bölge Memlüklerin eline geçer. 1393 yılında Adıyaman bu kez de Timurlenk tarafından yağmalanır.

Büyük bir istikrarsızlığın olduğu Orta çağ boyunca Adıyaman Bizans, Emevi, Abbasi, Anadolu Selçukluları, Dulkadiroğullan arasında el değiştirmiş ve nihayet Yavuz Sultan Selim’in Iran seferi sırasında 1516 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı topraklarına katılan Adıyaman, başlangıçta merkezi Samsat’ta bulunan bir Sancakla Maraş Beylerbeyliğine bağlıyken, Tanzimat’tan sonra bir kaza olarak Malatya’ya bağlanmıştır.

Cumhuriyetin kuruluşundan 1954 yılına kadar eski idari yapısı korunarak Malatya’ya bağlı kaza konumunda olan Adıyaman 1 Aralık 1954 tarihinde 6418 sayılı Kanunla Malatya’dan ayrılarak müstakil il haline gelmiştir.

– Adıyaman Kronolojisi
M.Ö. 40000- M.Ö. 7000 Paleolitik
M.Ö. 7000 – M.Ö. 5000 Neolitik
M.Ö. 5000 – M.Ö. 3000 Kalkolitik
M.Ö. 3000 – M.Ö. 1200 Hititler
M.Ö. 1200 – M.Ö. 750 Asurlular
M.Ö. 750 – M.Ö. 600 Frigler
M.Ö. 600-M.Ö. 334 Persler
M.Ö. 334-M.Ö. 69 Makedonlar
M.Ö. 69-M.S. 72 Kommagene Krallığı
72-395 Roma imparatorluğu
395-670 Doğu Roma (Bizans)
670-758 Emeviler
758 – 926 Abbasiler
926- 958 Hamdaniler
958 –1114 Bizanslılar
1114 –1204 Eyyubiler
1204 –1298 Anadolu Selçuklular
1298 –1516 Memluklular
1516 –1923 Osmanlı imparatorluğu

Adıyaman’ın Tarihsel Gelişimi
Adıyaman ve çevresinde yapılan arkeolojik kazılar ve yüzey araştırmaları bu şehrin tarihinin paleolitik döneme kadar uzandığını göstermiştir.
İnsanlık aleminin Toplayıcılık ve Avcılık Dönemi adını verdiğimiz kültür evresinin de izlerini taşıyan, büyük medeniyetlere beşiklik eden Adıyaman, 100 yıldan bu yana dünya arkeologlarını meşgul eden bir araştırma alanı haline gelmiştir.

Yöredeki arkeolojik kazılarda bulunan Paleolitik (40.000) ve Neolitik dönemlere ait çakmak taşından yapılmış el baltaları, delici ve kazıcılar, obsidiyenden yapılmış ok uçları, pişmiş toprak parçaları; Kalkolitik döneme ait pişmiş topraklardan yapılmış kaplar ve objeler, Erken Tunç çağına ait madeni eserler; Demir çağına ve Helenistik döneme ait taş ve pişmiş topraktan eserler, Roma dönemine ait kandiller, çeşitli kaplar, heykeller ve taş eserler, Bizans dönemine ait küp ve diğer seramik çeşitleri; Abbasiler dönemine ait altın ziynet eşyaları, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait sırlı seramikler, vazolar, cam eserler; mühürler, yüzük ve bilezikler, insan ve hayvan figürleri gibi daha birçok arkeolojik eserler, Adıyaman ve çevresinin tarihi zenginliklerini ortaya koymaktadır.
Adıyaman ve çevresinin tarihi zenginliklerinin eskiden beri bilinmesi bölgenin son yüz yılarda birçok yerli ve yabancı bilim adamı, seyyah tarafından araştırılmasına neden olmuştur.

– Eski Çağda Adıyaman
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Fırat ve Dicle nehirlerinin arasında kalan havzadaki Adıyaman, Gazi Antep, Şanlı Urfa, Siirt, Şirnak, Batman ve Mardin illerini içine alan topraklardaki sulama ve enerji üretimine yönelik bir proje gerçekleştirilmiştir. Bu proje kısa adı GAP olan Güneydoğu Anadolu Projesi’dir. Bu proje çerçevesinde, su altında kalmış antik yerleşim bölgelerinde arkeolojik araştırmalar yapılmıştır.

Coğrafi konum itibariyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi, güneyde Mezopotamya, doğuda İran, kuzeyde doğu Anadolu ve Kafkasya, batıda Orta Anadolu bozkırları arasında yer alan bir orta bölgedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi yaylaları, sözü edilen bölgeler arasında binlerce yıl önce parlayıp sönen eski medeniyetlerin bir kavşak yeri olduğu için insanlık tarihi boyunca eşi az görülen medeniyetlere sahne olmuştur (ERZEN,Afif: Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Tarih Anatolia and Urartions-Ankara 1984 s.7).
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Tarih öncesi çağlarda yaşayan insanların ihtiyaçlarını karşılayacak elverişli bütün özelliklere sahipti. Su kaynakları, doğal kaya sığınakları, çayır ve ormanlık alanları ile zengin av hayvanları insanları en eski çağlardan beri bu bölgeye çekmiş olmalıdır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki bu elverişli özellikler, avcılık ve toplayıcılıkla geçimlerini sürdüren insanlara çok olumlu yaşama ortamı sunmuştur. Bu ortam bölgede bir çok medeniyetin filizlenmesi sonucunu doğurmuştur.Adıyaman Bölgesindeki Eskiçağ Yerleşmeleri Paleolitik Yerleşmeler
Paleolitik kültürü meydana getiren insanlar mağaralarda yaşıyorlardı. Bu insanlar için avcılık kültürel gelişimin ilk devrelerinde en önemli aşamalardan biriydi. Bölgede bulunan bol miktardaki av hayvanı insanların düşüncesine ve sosyal yaşantısına yön veren etkenlerden biri olmuştur. Adıyaman-Malatya karayolu üzerinde bulunan PALANLI KAYAALTI SIĞINAĞI işte böyle bir paleolitik dönem yerleşmesidir.Adıyaman Samsat Şehramuz Tepesi ve Çevresi Yerleşmeleri’nde yine paleolitik dönem kalıntıları bulunmaktadır. Bölgede ayrıca Kung Kıracı Tepesi, Ziyaret Tepesi ve Kemşak Tepesi gibi yerleşim yerleri de vardır.

Adıyaman yöresinde Neolitik, Kalkolitik ve Eski Tunç Dönemini yansıtan yerleşme yerlerinin başında, bugün Atatürk Barajı gölü sahası içinde kalan Samsat (Samosata Höyüğü) gelmektedir. Ayrıca Kommegene Krallığı’nın başkentliğini yapmıştır. Keza Tille Höyük yörenin diğer önemli bir höyüğüdür.

Adıyaman bölgesi Helenistik ve Roma Dönemi eserleriyle ün yapmış bir bölgemizdir. Bu kalıntıların en önemlisi Eski Kahta Köyünün yanındaki 2150 m yüksekliğinde Nemrut Dağı’nın üzerindedir. Toros Dağları ile Fırat Nehri arasındaki yöre, Helenistik ve Roma çağlarında Kommagene olarak adlandırılır.

Kommagene M.Ö. I. yüz yıl başında Selevkoslar soyuna son veren iç savaşlar sırasında I. Mithradates Kallinikos tarafından bağımsız bir krallık olarak kurulmuştur. Antikçağ’ daki adı Nymphaios olan bugünkü Kahta Çayı üzerindeki Eski Kahta Köyünün yanında yer alan Arsameia kentinde, antik kentin kuruluşunu anlatan yazıtlara rastlanmıştır. Bu kentin 3 km güneybatısında Kahta Çayı’nın bir kolu olan Cendere Çayı’ndaki güzel köprü, sütunlar üzerindeki Latince bir yazıta göre Roma döneminde dört Kommagene kenti tarafından yaptırılmıştır.

Antitorosların bir uzantısı olan Nemrut Dağı’nın 2150 m yükseklikteki zirvesinde bugün herkes tarafından bilinen ve Geç Helenistik Devirden kalma tapınaksal mezar anıtı, yeryüzünün en değerli kültür varlıklarından biri olarak kabul edilmiştir. Bu anıt ve çevresi 1987 yılında UNESCO nezrindeki “İnsanlığın Kültür Mirası” listesine alınmış 1988 yılında da Türk Hükümeti tarafından Milli Park ilan edilmiştir.
Roma dönemi eserleri arasında kaya mezarları da bulunmaktadır. Adıyaman Kahta İlçesi Eskitoz (Ancos) Köyünün doğusundaki Fırat vadisinde yamaç boyunca kalker kayalara oyulmuş pek çok mezar bulunmuştur. Ancak bunlar Atatürk Barajı suları altında kalmıştır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde özellikle Adıyaman ve Gaziantep yöresinde kurulmuş olan ilk devlet Kommagene (M.Ö.69-M.S.72) Krallığıdır. Bölgede Selevkos hakimiyetini İran’daki Parth’ların (M.Ö.240-85) hakimiyeti takip eder. Parthlar sınırlarını Fırat boylarına kadar genişleterek Diyarbakır’ı ellerine geçirdiler. Ancak M.S.226 yıllarına kadar ellerinde tutabildiler (OKTAY Akşit,“Roma İmparatorluk Tarihi” İstanbul 1985).

– Orta Çağda Adıyaman
Adıyaman ve çevresi M.S.395 yılından itibaren Doğu Roma İmparatorluğu’ nun (Bizans Devleti’nin) egemenliği altındayken İslam akımlarına maruz kalmıştır.
Hz. Ömer’in halifeliği döneminde (634-644) Adıyaman ve çevresi Müslüman Arapların eline geçmiştir. Aba Ubeyde, Halid Bin Velid, Sait Bin Ebi Vakkas ve İyaz Bin Ganm gibi tanınmış islam komutanlarının katıldığı savaşlar sonucunda 638 yılında bu bölge İslam topraklarına katılmıştır.

Adıyaman ve çevresi bir süre Müslümanlarla Bizanslar arasında sınır bölgesi ve çekişme konusu olur. 670 yılında Emevi komutanlarından Mansur Bin Cavena Adıyaman’ı ele geçirir. Bu komutanın Adıyaman şehrinin ilk yerleşim alanı içinde kalan bugünkü Adıyaman Kalesini yaptırdığı rivayet olunur.

M.S. 758 yılında Abbasi halifesi Ebu Cafer Mansur tarafından Emevi egemenliğine son verilir. Böylece Adıyaman ve çevresine Abbasiler hakim olurlar.
M.S. 1066 yılında Selçuklu komutanlarından Gümüştekin, Adıyaman şehrini (Hısn-ı Mansur-u) ve çevresini ele geçirir; ancak iç karşılıktan dolayı geri çekilir. 1071 Malazgirt Muharebesi’ni izleyen 1082 yılında Hıns-ı Mansur (Adıyaman şehri), tekrar ele geçirilir ve Abbasi hakimiyeti sona erer. Selçukluların egemenliği altında kalan Adıyaman ve çevresi Haçlı Savaşları’nın etkisi altında kalarak geçici olarak el değiştirir. Adıyaman ve çevresi1114-1204 tarihleri arasında Eyyubilerin kontrolü altına da girmiştir. Anadolu Selçukluların 1298 yılında Moğolların istilasına uğrar; iç karışıklık yaşanır. Bu durum 1339 tarihine kadar devam eder. 1339 tarihinde Adıyaman ve çevresi, Dulkadıroğulları Beyliği’nin kurulmasından bir süre sonra Dulkadıroğulları’ nın egemenliğine girer. 1398’ de Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt yöreyi ele geçirirse de Doğu Anadolu’ya egemen olan Timur tehlikesi nedeniyle geri çekilir. Sonuçta Adıyaman ve çevresi tekrar Dulkadıroğulları’nın eline geçer.

– Yeni Çağda Adıyaman
1515 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun hükümdarı Yavuz Sultan Selim, İran seferi dönüşünde Dulkadiroğulları Beyliği’nin egemenliğine son vererek, Adıyaman ve çevresini topraklarına katar. Böylece Adıyaman’da Osmanlı İmparatorluğu dönemi başlamış olur.
Adıyaman ve çevresi Osmanlı yönetimine girdikten sonra, sınır boyu olmaktan çıkar. Bunun sonucu olarak savaş, baskın ve istila korkusundan kurtulur, huzura ve sükuna kavuşur. Osmanlı yönetiminin Türk aşiretlerini belli yörelerde oturmaya mecbur eden iskan (yerleşme) politikasından dolayı, Anadolu’nun diğer yerlerinde olduğu gibi bu yörede de zaman zaman isyanlar meydana gelir; ancak bu isyanlar bastırılır.

– Adıyaman’ın İdari Tarihi
Dulkadiroğullarından Osmanlı İmparatorluğu’na geçen Adıyaman şehri, önce Kahraman Maraş (Zülkadriye) Eyaleti sınırları içinde yer alır. İlk yıllarda (1519-1530) Samsat sancağına bağlanır. 1531’ den sonra da Elbistan sancağına bağlanır. 1841 yılında Adıyaman şehrinin ilçe merkezi olduğunu görüyoruz. Şehrin, vali adına görev yapan bir memur yani kaymakam tarafından yönetilmeye başladığını görüyoruz. Ancak tarihi belgelerde “Kaymakam”sözcüğüne rastlanmamıştır. 1849 yılında sancak haline getirilerek Diyarbakır’a bağlanmıştır. Bu tarihten itibaren Besni, Kahta ve Siverek ilçelerinin de Adıyaman sancağına bağlandığını görüyoruz. 1859 yılında bu defa Malatya sancak olunca, Adıyaman tekrar ilçe haline dönüştürülür. Bu durum, Adıyaman’ın resmen il merkezi olduğu 01.12.1954 tarihine kadar devam eder.
Söz konusu yasayla Adıyaman il olmuştur. 22.06.1954 tarih ve 6414 sayılı yasa ile Kahta, Besni, Gerger ve Çelikhan ilçeleri ile birlikte 16 bucak da Adıyaman’a bağlanmıştır. Daha sonra 7035 sayılı kanunla 01.04.1958 tarihinde Gölbaşı, 01.04.1960 tarihinde Samsat, 09.05,1990 tarihinde 09.05.1990 tarihinde 1664 sayılı yasayla Tut ve 1991 yılında ise Sincik ilçe merkezine dönüştürülmüştür. Bugün Adıyaman’a bağlı 8 ilçe merkezi bulunmaktadır.

Adıyaman Haritası

[vc_row][vc_column width=”1/1″][vc_gmaps type=”m” zoom=”14″ title=”Adıyaman Haritası” link=”https://maps.google.com/maps?q=Ad%C4%B1yaman+Haritas%C4%B1&ie=UTF-8&hq=&hnear=0x15331388daa5b1ab:0xdb1596e4c5f547e,Ad%C4%B1yaman&gl=tr&ei=VcKwUd29DYfiPJrLgKAL&ved=0CCoQ8gEwAA” size=”450″][/vc_column][/vc_row]

Adıyaman Coğrafyası

Genel Durum 
Adıyaman ili Orta Fırat bölümü içinde yer alır. Eski coğrafyacı ve tarihçilere göre: Güneyde Arap Yarımadasından, Kuzeyde Toros Sıradağları’na doğru uzanan Arap çöllerinin sona erdiği yerde, Toros sıra dağlarının eteklerinde verimli topraklar yer almaktadır. Arap çöllerini kuzeyden bir ay gibi saran bu topraklara binlerce yıldan beri ‘Bereketli Hilal’ adı verilmiştir. Ortadoğu ülkelerinin merkezinde yer alan ‘Bereketli Hilal’ topraklarında Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarından gelen ana kara yolları birbirlerini kesmektedir. Tarih boyunca ‘Bereketli Hilal’ Bölgesi ana ticaret yollarının kavşak noktalarında, büyük ticaret ve sanayi şehirleri doğmuş, büyümüş, yıkılmış ve yerlerine yenileri kurulmuştur. ‘Bereketli Hilal’ bölgesinin bir parçası sayılan Orta Fırat Bölümünün illerinde olan Adıyaman şehri, ‘Bereketli Hilal’ bölgesinin en üst sınırını oluşturmaktadır. Adıyaman ili uygun coğrafi özellikleri dolayısıyla tarihinin her döneminde insanların yaşamayı tercih ettikleri bir yerleşim bölgesi olmuştur.

Adıyaman Fotoğrafları 5

– Yeryüzü Şekilleri

Adıyaman ‘in Kuzey kesimi torosların uzantısı olan Malatya dağları ile çevrilidir. Çelikhan, Gerger ve Tut İlçelerinin arazilerinin çoğu dağlıktır.
İlin belli başlı dağları; Akdağ, Dibek, Ulubaba, Gördük, Nemrut, Bozdağ ve Karadağdır. Güneye inildikçe ova nitelikli araziler başlar. Kahta, Samsat, Keysun ve Pınarbaşı ovaları ilin önemli ovalarıdır .

Bitki Örtüsü

Adıyaman ili Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri arasında köprü vazifesi gören bir şehirdir. Hatta kısmen Akdeniz Bölgesinin özelliklerini de taşır. Bu nedenle bitki örtüsü de bu üç bölgenin özelliklerini taşımaktadır. Yüksek rakımlı yerler genelde meşe ağaçları ile kaplanmış olmakla birlikte, su ve toprak erozyonu nedeni ile çıplak hale gelmiş araziler de mevcuttur. Yaz mevsiminin uzun ve kurak geçmesi dolayısıyla orman içi bitki örtüsü yok denecek kadar azdır. Tarım yapılmayan alanlar çayır, mera, yabani ağaçlar ve makilerle kaplıdır. Sazlık, bataklık alanlarda suyu seven bitki türlerine rastlanmaktadır.
Rakım yükseldikçe ağaç türleri değişmekte kimi bölgelerde meşeliklere rastlamak mümkün olmaktadır.Doğan, şahin, baykuş, keklik gibi yabani kuş türleri yanında tavşan, tilki, çakal gibi yaban hayvanları da Adıyaman il sınırları içerisinde yaşama alanlarına sahiptirler.

Akarsular :
 Fırat Nehri İlin en önemli akarsuyudur. Diğer akarsuları ise şunlardır; Sofraz Çayı, Ziyaret Çayı, Çakal Çayı, Kalburcu Çayı, Eğri Çayı, Besni Akdere Çayı, Şepker Çayı, Çat Deresi, Gürlevik Deresi ve Halya Deresi ile Gölbaşı, İnekli, Azaplı ve Abdulharap gölleri ilin diğer su kaynaklarıdır.

Fırat Nehri: İlin en önemli akarsuyu-dur. Şanlıurfa ve Diyarbakır illeri ile sınırı oluşturur. İl içindeki uzunluğu 180 km. dir. Kâhta, Kalburcu ve Göksu Çayları nehrin başlıca kollandır.

Kahta Çayı: 
Çelikhan yöresindeki Bulam, Abdülharap ve Recep sularını toplayıp Cendere Köprüsünden geçtikten sonra Eski Kahta ve Alut Arazisinde biriken dağ sularını da alarak Fırat Nehri’ne karışır (45.5 km).

Göksu Çayı: Kahramanmaraş ili sınırlarından çıkar. Erkenek, Tut.ve Akdere civarından geçer. Sofraz suyunu da aldıktan sonra Gümüşkaya’nın batısında Fırat Nehrine karışır. İI sınırlan içindeki uzunluğu 90 km. ‘dir.

Sofraz Çayı:
 Besni ilçesi Toklu Köyü civarından çıkar. Hacıhalil Köyü yakınlarında Keysun Suyu’nu alarak Akdere civarında Göksu Çayı’na karışır. İl sınırları içindeki uzunluğu 51 km.’dir.
Ziyaret Çayı: Kaynağını Cebel ve Zey Köyleri sularından alarak ipekli Köyü civarında Atatürk Barajı Gölü’ne karışır.

Adıyaman ilinin önemli sayılabicak diğer akarsuları ise şunlardır: Çakal Çayı (37.5 km.) Kalburcu Çayı, Eğriçay (32 km.}, Besni Akdere Çayı (59 km.) Keysun Çayı (45 km..), Birimşe Çayı (35 km.), Şepker Çayı, Çat Deresi, Gürlevik Deresi ve Halya Deresi (41 km.)

– Göller – Göletler
İlde dört doğal, bir de yapay olmak üzere beş adet göl vardır. Bunlar Gölbaşı, İnekli, Azaplı ve Abdulharap doğal gölleri ile Atatürk Barajı suni gölüdür.
Gölbaşı Gölü: 2.19 km2 yüzölçümünde olan bu göl, Gölbaşı ilçesi Belediye sınırları içerisinde yer almaktadır. Çevresinde turistik tesisler bulunan gölde balık üretimi de yapılmaktadır.
İnekli Gölü: Yüzölçümü 1.09 km2 dir. Yağışların fazla olduğu dönemlerde Gölbaşı ve Azaplı Gölleri ile doğal olarak açılan kanallarla birbirine bağlanırlar.
Azaplı Gölü: ilçenin batısında bulunan bu gölün yüzölçümü 2.72 km2 dir. Kışın sularının artması nedeniyle çoğu kez Gölbaşı Gölü ile birleşik bir görünüm arz eder.
Abdülharap Gölü: Çelikhan ilçesinin 3 km. kuzeyinde yer alan gölün yüzölçümü 5 km2 dir. Yüzeyi yoğun olarak saz ve otlarla kaplanmış olan bu göl. Çat Barajı’nın tamamlanması halinde, baraj göl sahası içinde kalacaktır.

Atatürk Barajı Gölü: Güney Doğu Anadolu Projesi’nin (GAP) uygulamaya konulmasıyla oluşan bir göl olup Adıyaman ve Şanlıurfa illeri arasında geniş bir alanı kaplar. Bölgenin sulama suyu ve balık üretiminin temini açısından son derece önemli bir göldür. Rezervuar sahası 81.700 hektardır.

Çamgazi Barajı Gölü: 
Adıyaman merkez ilçeye bağlı Atatürk Barajı yolu üzerindedir. Baraj gövdesi zonlu toprak dolgu tipinde yapılmakta olup sulama amaçlı inşa edilmektedir. Sulama alanı 6536 hektardır.

Çat Barajı Gölü:
 Güney Doğu Anadolu Projesi’nin (GAP) uygulamaya konulmasıyla oluşan göl olup Adıyaman-Çelikhan Abdulharap Gölü üzerindedir. Sulama amaçlı kullanılan baraj gölü 14.481 hektarlık alanı kaplar.

Göletler: 
Adıyaman ili gölet inşası bakımından yeterli su potansiyeline sahiptir. Bu nedenle mevcut göletlerin yanısıra çoğunluğu GAP Projesi çerçevesinde olmak üzere bir çok gölet inşa halindedir. Bazı göletler de planlama aşamasındadır. Bunlara ait özet bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir.
– Dağlar
Kuzey kesimi, Torosların uzantısı olan Malatya Dağları ile kaplıdır. Güneye inildikçe yükselti azalır ve tamamiyle ova nitelikli araziler başlar. Çelikhan, Tut ve Gerger ilçelerinin tamamına yakını dağlık bölge özelliğini taşır.

Merkez, Besni ve Kahta ilçelerinin kuzey kesimleri dağlık, güney kesimleri ova şeklindedir. Samsat ilçesi ise ilin en düz arazilerine sahiptir.

– Ovalar

Ova Adı Bulunduğu Yer Yüzölçümü
(Km2)
11 Yüzölçümüne Oranı
(%)
Yükseklik
(m)
Kahta Ovası Kahta 832 11,0 600-700
Keysun Ovası Besni 306 4,0 600-700
Inekli Ovası Gölbaşı 45 0,5 550-650
Pınarbaşı Ovası Çelikhan 13 0,1 1450-1550

– İklim
Adıyaman’ı doğudan batıya doğru bölen Anti Torosların kuzeyinde kalan dağlık bölgenin iklimi ile güneyinde kalan bölgenin iklimi birbirinden farklıdır. Kuzeyde bulunan Çelikhan ile Gerger ilçesinin bir kısmı Doğu Anadolu Bölgesi iklim özelliklerini taşımaktadır. batıda bulunan Gölbaşı ile Besni ilçesinin bir kısmı ise Akdeniz Bölgesi iklimine sahiptir. Güneyi, yazları kurak ve sıcak,kışları ılık ve yağışlı; kuzeyi yazları kurak ve serin, kışları yağışlı ve soğuktur. Doğu Anadolu ile Akdeniz Bölgeleri arasında köprü konumunda olan İlin iklimi, bu özelliği dolayısıyla bölgedeki diğer illerden farklıdır.
Atatürk Baraj Gölü alanının oluşmasından sonra, İlin ikliminde bir yumuşama ve nem oranında bir artış olmuştur. İlde hakim rüzgarlar kuzey, kuzeydoğu ve kuzeybatı istikametindedir.

– Yüz Ölçümü – Yükseklik

İLÇE ADI YÜZÖLÇÜMÜ (km2) YÜZÖLÇÜMÜNE
ORANI ( % )
YÜKSEKLİK(metre)
ADIYAMAN 1.702 22,35 669
BESNİ 1.330 17,47 1.050
ÇELIKHAN 584 7,67 1.388
GERGER 702 9,22 750
GOEBAŞI 784 10,30 867
KAHTA 1.490 19,57 750
SAMSAT 338 4,44 610
SİNCİK 364 4,78
TUT 320 4,20 1.050

Adıyaman Nüfusu

Adıyaman il nüfus bilgileri
Yıl Toplam Değişim Sıra Yüzde Kır – Şehir Erkek – Kadın
1965 267.288 47  %0.85 215.825
  %81
%19
 51.463 136.615  %51.1  %48.9 130.673
1970 303.511 %14 48  %0.85 233.113
  %77
%23
 70.398 152.237  %50.2  %49.8 151.274
1975
346.892 %14 46  %0.86 246.170
  %71
%29
 100.722 178.152  %51.4  %48.6 168.740
1980
367.595 %6 46  %0.82 250.609
  %68
%32
 116.986 185.049  %50.3  %49.7 182.546
1985
430.728 %17 44  %0.85 279.737
  %65
%35
 150.991 217.195  %50.4  %49.6 213.533
1990
513.131 %19 39  %0.91 293.827
  %57
%43
 219.304 256.699  %50  %50 256.432
2000
623.811 %22 35  %0.92 284.872
  %46
%54
 338.939 313.362  %50.2  %49.8 310.449
2007
582.762 -%7 36  %0.83 253.702
  %44
%56
 329.060 288.615  %49.5  %50.5 294.147
2008
585.067 %0 35  %0.82 255.102
  %44
%56
 329.965 291.660  %49.9  %50.2 293.407
2009
588.475 %1 35  %0.81 249.858
  %42
%58
 338.617 294.213  %50  %50 294.262
2010
590.935 %0 35  %0.8 243.699
  %41
%59
 347.236 294.920  %49.9  %50.1 296.015
2011
593.931 %1 35  %0.79 237.336
  %40
%60
 356.595 298.204  %50.2  %49.8 295.727
2012
595.261 %0 35  %0.79 229.880
  %39
%61
 365.381 298.737  %50.2  %49.8 296.524

Değişim, bir önceki nüfus sayımına göre değişimin yüzde olarak oranıdır. Sıra, Adıyaman il nüfusunun Türkiye illeri arasındaki sıralamasıdır. Yüzde, Adıyaman il nüfusunun, Türkiye nüfusuna oranıdır.

Adıyaman Fotoğrafları 3

Şive

Türkçenin Adıyaman ilinde kullanılan şivesinin Batı Anadolu ağızları içindeki konumu Prof. Dr. Leyla Karahan’ın Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması (Türk Dil Kurumu yayınları: 630, Ankara 1996) adlı çalışmasına göre şöyledir:

Adıyaman Ekonomisi

Sanayi siteleri

Adıyaman Organize Sanayi Bölgesi

1991 yılında kuruluş çalışmalarına başlanan Adıyaman Organize Sanayi Bölgesinde, 1996 yılında kamulaştırma ve etüd-proje işlemleri tamamlanmıştır. 1997 yılında altyapı çalışmalarına ve arsa tahsis işlemlerine başlanmıştır.

İl Merkezine 6 km uzaklıkta, ilimiz kuzeybatı istikametinde, Belediye sınırları içerisinde, TPAO tesisleri ile açılacak olan Adıyaman Kuzey Çevre Yolunun bitişiğinde 150 hektarlık alan üzerinde kurulan Bölge, 86 adet sanayi parseli ile 1. Derecede Kalkınmada Öncelikli Yöre, teşvik, imkân ve kolaylıklarıyla sanayicilerimizin hizmetine sunulmuştur.

Adıyaman Küçük Sanayi sitesi 1969 yılında kurulmuş 1987 yılında ihale edildikten sonra yapımına fiilen 30.4 1988 yılında başlanmış ve 2000 yılı içerisinde tamamlanarak hizmete açılmıştır. Toplam 350.000 m² alana sahip olan sitede 350 adet iş yeri bulunmaktadır.

Ancak Küçük Sanayi sitesinin ihtiyacı karşılayamaması nedeniyle 200 ek iş yeri 2001 yatırım programına alınarak inşaatına başlanmıştır.

Besni Küçük Sanayi sitesi

Besni’nin kayaardı mevkiinde 06.12.1993 tarihinde ihale edilen sitenin inşaatına Nisan 1994 yılında başlanılmıştır. Besni Küçük Sanayi Sitesi % 85 sanayi ve Ticaret Bakanlığı kredi desteği ile yürütülmektedir. Tamamlandığında 278 iş yerinin bulunacağı sitenin inşaatı % 30 oranında tamamlanmış olup, faaliyete geçtiğinde 1500 kişi istihdam edilecektir.

Gölbaşı Küçük Sanayi sitesi

22 Kasım 1989 yılında kurulan küçük sanayi sitesinin inşaatı Gaziantep yolu üzerinde belediye imar planı içerisinde 30 dönüm üzerinde devam etmektedir. K.S.S 100 iş yeri kapasiteli %70 sanayi ve Ticaret Bakanlığı Kredi desteğine sahiptir. Site tamamlandığında küçük esnaf ve zanaatkar daha sağlıklı ortamlarda daha iyi hizmet verme imkânına kavuşacaktır.

Öz Kahta Küçük Sanayi Sitesi

Kahta Küçük Sanayi Sitesi 27.09.1996 yılında kurulmuş olup, proje çalışmaları tamamlanmıştır. 2001 yılı revize yatırım programına alınması için girişimler devam etmektedir.

Adıyaman’da Yapılacaklar

Dünyanın 8. Harikası Nemrut Dağını görmeden, güneşin doğuşu ve batışını izlemeden,
Kommagene Uygarlığı eserlerini görmeden,
Atatürk Barajı Kahta Sahilindeki lokantalardan balık yemeden,
* Adıyaman Müzesini gezmeden,
Yörede dokunan halı, kilim, cicim heybe ve Nemrut heykelleri almadan,
Adıyaman’ın tarihi ve turistik yerlerini gezmeden,
* Oturakçı pazarında alışveriş yapmadan,
* Besni Üzümü almadan
* Adıyaman’a özgü ; Adıyaman Hıtabını, Adıyaman Tavasını, Adıyaman Kebabını, Şillik Tatlısını,
yemeden,
* Harfane gecesini izlemeden,
* Turizm OSKAR’ı da sayılan ve Müzede sergilenen, kısa adı FIJET olan Uluslararası Turizm Yazarları ve Gazetecileri Federasyonu tarafından Nemrut Dağına verilmiş olan “Altın Elma” Ödülünü görmeden, dönme…

Adıyaman Mutfağı

Adıyaman, mutfağı yemek çeşitleri bakımından çevre illerle benzerlik göstermekle beraber; gerek yemeklerin adı ve gerekse de yapılış şekli ve tadı bakımından kendine has zengin bir yapıya sahiptir. Yemeklerin temelini et, buğday ürünleri, bakliyat ve sebze oluşturur. Tat verici olarak bütün yemeklerde soğan, sarımsak, salça, pul biber, maydanoz, kuru nane ve diğer baharatlar kullanılmaktadır. Güneyanadolu Bölgesi mutfak kültürü özellikleri taşıyan Adıyaman mutfağında yemeklerin yanında değişik salatalar da yenir. Adıyaman yemeklerinin kendine özgü damak tadı vardır. Lezzete önem verilir.

Adıyaman Fotoğrafları 2

Adıyaman Yemeklerinin Başlıcaları : 


Çorbalar

• Meyir Çorbası
• Alaca Çorbası
• Malhıta Çorbası
• Tarhana Çorbası
• Mercimek Çorbası
• Yoğurtlu Çorba
• Un Çorbası
• Dövme Çorbası
• Pıtpıtı Çorbası

Sebze Yemekleri

• Adıyaman Tavası
• Parmak Kebap
• Dolma-Sarma
• Yeşil Fasulye Sulusu
• Dövmeç

Pilavlar

• Karıştırmalı pilav
• Kavurmalı Pilav
• Mercimekli pilav
(Bütünmercimekle yapılacak)
• Şahreli (şehriyeli) pilav
• Tavuklu pilav
• Meyhane pilavı
• Domatesli pilav
• Ciğerli pilav

Köfteler

• Kavurmalı sıcak köfte
• Kel köfte
• Yarpızlı (Yarpuzlu) köfte
• Ekşili köfte

Pideler

• Kavurmalı hıtap
• Ot hitabı
( körnıen, nanecük, haldar v.s)
• Peynirli ekmek
• Tava kılloru
• Semsek
• Besmet (Peksimet)
• Bazlama
• Taplama
• Katmer
Mancalar (Salatalar)
• Yarpız (Yarpuz) mancası
• Pirpirim salatası
• Patates salatası

Cacıklar

• Pirpirim cacığı
• Kabak cacığı
• Marul cacığı
• Yarpız (Yarpuz ) cacığı

Tatlılar

• Tene helvası
• Top helvası
• Nişe bulamacı
• Şilik
• Heside
• Aşure
• Kesme
• Peynirli irmik helvası
• Kaşık tatlısı
• Burma Tatlısı

Adıyaman Halk Oyunları

Adıyaman Halk Oyunları kadın ve erkeğin yan yana yer aldığı bir karografiye sahiptir. Bu da Adıyaman Halk kültüründe kadının rolünü göstermesi açısından oldukça mühimdir.

Adıyaman Fotoğrafları 10

Oyun Çeşitleri 
Sal Oyunu: Fırat nehrinde salla geçen düğün alayını konu alır.
Düz oyun : Fırat kenarında yanında çeşitliliği adamın kızına aşık olan, fakat kızı alamayan ve sevdasından hastalanan bir gencin serüvenlerini konu alır.
Oyuna Davet: Düğünlerde gençlerin birbirlerini oyuna davet etmelerini konu alır.
Hasat Oyunu : Ailece ekin biçen ve hasattan sonra yakınlarını ziyaret ve şölen düzenleyen çiftçi ailesini konu alır.
Kımıl oyunu: Kımıl (Süne) haşerenin ekinlere zarar vermesi sonucu meydana gelen kıtlığı ve halkın kımılla mücadelesini canlandırır.
Göçer oyunu: Hayvancılıkla uğraşan bazı köylülerin yaz aylarında yaylalara göç etmelerini ve burada başlarında geçenleri canlandırır.
Helli can : Helli adı bir bey kızı ile rüyasında gördüğü ve daha sonra var olduğunu öğrendiği Can adlı gencin evlenerek mutlu olmalarını konu alır.
Ağırlama: Düğünlerde yaşlı, ağırbaşlı ve hatırı sayılır kimselerin ağır ve gösterişli bir tempo ile oynadıkları oyun.
Hallaç Oyunu: Pamuk atmaya gittiği evin kızına aşık olan bir hallacın serüvenini anlatır.
Türkan: Sevdiği gencin dışında birine verilen Türkan adlı bir kızın yolda müsaade alarak iki rekat namaz kılıp ölmesi olayını canlandırır.
Dingi : Güzel ve güçlü bir kızın ding ding şeklinde ses çıkararak bulgur dövmesi sırasında aşık olan gencin hikayesi canlandırılır.
Barış: Birbirilerine düşman aile yada aşiretlerin barışmalarını canlandırır.
Kaynama Oyunu: Düğünde kaynananın gelinin önünde eline Çömçe (Kepçe) ve ayna alarak oynamasını canlandırır

Oyuncu Giysileri 

Kadın Oyuncu Giysileri 

Ayakkabı : yemeni ve çarıktır.yemeninin arkası düzdür.ön tarafı açık ve avaredir.yemininin rengi ise kırmızıdır.
Çorap : yünden olup (ele örülmüş) ince ve desenlidir.
Şalvar : boydan olup paçalarının uçlarına lastik geçirilir, kumaşı kırmızı saten veya kutindir
İç Gömlek : pazenden olup boydandır.kolları yarımdır.
Zıbın : kumaşı kutinden olup halep malıdır. boydan üç etektir. astarı kırmızı veya mavi küçük desenli çiçeklidir. kollar uzun kol ağzı tek yırtmaçlıdır.ön iki eteğin uçlarına basmadan ipler dikilir.arkadan üstüste gelecek şekilde çarpaz edilerek önden bağlanır, kuşak erkekte olduğu gibidir. zıbın üstüne bağlanır.
Taç : kadın oyuncular başlarının üzerine yuvarlak gümüşten yapılan yanları zincirli gümüş panezlf ile süslerler.
Keten : yazma iki kat edilip başa konulur ve uçları arkadan ilmik yapılır. adıyaman yöresinde iki çeşit baş bağlama vardır. ovadaki baş bağlama,kırsal kesimde yaşayanların baş bağlamaları. başa takılan kep buğday sapından örülür, etrafı kahverengi pazenle çevrilir,üstüne gümüşten taç takılır.tacın zincirine altın veya gümüş kazı takılır.kullabın alt kısmına pendik denilen bir kumaş dikilir. kepin üstüne ise beyaz keten veya satenden saçaklı hiddik takılır. ketenin altına pusu bağlanır, pusu tamamen sırmadandır.kahverengi ve sırmalıdır. bu bağlantı şekline üsten bağlama adı verilir.

Erkek Oyuncu Giysileri

Çorap: yün iplikle örülür,iki çeşitlidir.çorapların elde örülmesi daha makbuldür.kaba olan coliki,ince örülen ise desenlidir. renkleri beyazdır. çorabın lastik yünden iplik örülür bunlara bağlanır;
Ayakkabı ( çarık ) : hayvan derisinden olup,deri ipliği ile dikilir. etrafına delikler yayılarak deri iplikleri ile kundura bağı gibi bağlantı yapılır.
Ayakkabı ( yemeni ) : kösele veya deriden imal edilip arka kısmı azemi üç santim kadar uzundur. (paçiklidir) topuk kısmı çok alçaktır. yemeni genellikle siyah deriden imal edilir.
Şalvar: kabardin kumaşdan imal edilip uçkuru yani bel bağlantı yeri satendendir. alt peyik kısmı normal uzunluktadır, paçaları dardır. dağ köylerimizde keçi kılından yapılan kıl şalvarlarda giyilmektedir.
Kuşak: yünlü dokumadır ve desenlidir. bir buçuk metre boyunda olup kuşağın iki ucuna satenden parça dikilir. bele bağlandıktan sonra hiç görülmeyecek şekilde iç kısma alınır.
Gömlek: kumaşı kutniden olup,sığ malıda olabilir. gömlekler beyaz sarı olup çizgilidir. hakim yakalı kolları uzun ve kırmızıdır. meydane kumaşından da yapılabilir.
Kırk düğme yelek: kumaşı kabardin olup kahverengidir. ön tarafı satenden kaplı kırk adet düğme olup, ön cephesi işlemelidir. kollar gene kahverengi satenden olup, yarım kolludur.
Fes: tamamen yünden yapılan ve elle desenli olarak örülür. genç kızların çeyiz olarak hazırladıkları bu ceyizlik düğün evine getirilir. düğüne gelen davetliler düğün bittikten sonra bir terlik, yünden örülmüş bir keten hediye olarak verilir. ayrıca sekiz köşeli kasket giyilir.

Adıyaman’da Gezilecek Yerler

Nemrut Dağı

Nemrut Dağı ören yeri, İl Merkezine direkt 87 km. Arsameia Antik yolu üzerinden 77 km. Kahta ilçesine 43 km uzaklıktadır. Dünya harikası olan bu tümülüs, Doğu Toros sıradağları üzerinde 2206 metre yükseklikte, Fırat Nehri geçitlerine ve ovaya hakim bir tepe üzerindedir.

Adıyaman Fotoğrafları 11

Kommagene Kralı I. Antiochos için yapılan anıt mezar üzerinde kırma ve çakıl taşları yığılarak bir tümülüs oluşturulmuş ve tümülüsün etrafındaki teraslar üzerine ateş sunağı ve Greko-Pers üslubunda dev heykel ve kabartma steller yapılmıştır.

Doğu Terası
Yaklaşık 10 metre yüksekliğindeki tahtlar üzerinde sıralar halinde oturmuş dev tanrı heykelleri mevcuttur. Heykellerin yüzleri güneşe doğru bakmaktadır. Bu terasta sırasıyla Kommagene Krallığının gökyüzü hakimiyetini temsil eden koruyucu kartal, krallığın yeryüzü hakimiyetini temsil eden koruyucu aslan, Kommagene Kralı I. Antiochos, Kommagene (Tyche), Zeus, Apollon ve Herakles heykelleri yer alır.Tahtların arkasında 237 satırdan oluşan Kral Antiochos’un dini ve sosyal içerikli vasiyeti (Nomos) bulunmaktadır.Terasın kuzey ve güneyinde Kommagene Kraliyet ailesi bireylerinin kabartma stelleri bulunmaktadır. Yine bu terasta heykellerin önünde ateş sunağı (Altar) ve onun yanında oturur biçimde bir aslan heykeli bulunmaktadır. Nemrut’ta güneşin doğuşu bu terastan izlenmektedir.

Batı Terası

Doğu Teras’da olduğu gibi tahtlarında oturan dev tanrı heykelleri ile birlikte Kommagene Kralı I. Antiochos’un heykeli ve tanrılarla tokalaşma kabartmaları yer alır. Ayrıca burada astroloji ile ilgili bir aslan horoskop kabartması da bulunmaktadır. Aslan kabartması üzerinde yer alan ay ve yıldızlardan Milattan önce 7 Temmuz 62 tarihi okunmaktadır. Bu tarih Kral I. Antiochos’un tahta çıkış tarihidir. Nemrut’ta güneşin batımı bu terastan izlenmektedir.

Kuzey Terası
Kuzey Terası, batı ve doğu teraslarını birbirine bağlayan 180 m. uzunluğunda bir tören yoludur. Terasta tamamlanmamış stel ve kaideler bulunmaktadır.

Arsameia Örenyeri (Nymphaıos Arsameiası)
Kommagene Krallığının yazlık yönetim merkezi olan ARSAMEİA , İlimiz Kahta ilçesine bağlı Kocahisar köyü ile Damlacık köyü arasında, Kahta Çayı’nın (Nymphaios) doğusunda yer alır. Güneydeki tören yolu üzerinde bulunan çok sayıda kabartma heykel ve steller yanında Anadolu’nun bilinen en büyük Grekçe Kitabesi bulunmaktadır. Kitabenin bulunduğu yerde 150 basamakla aşağı inen kutsal amaçla kullanılan dehliz ve üst kısımda ise saray kalıntıları bulunmaktadır.

Nemrut Dağına Nasıl Gidilir ?

Nemrut dağına çıkış için en uygun sezon Nisan- Ekim aylarıdır. Nemrut dağında günesin doğuşu ve batışı dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar görkemlidir. Güneşin doğuşu ve batışı, izleyenler üzerinde derin etkiler bırakmaktadır.

Nemruta ulaşım Karadut köyüne kadar asfalt, daha sonraki kısım ise kilitli parke taşı kaplıdır. Yapılan geziler genellikle tur şeklindedir. Turlar özel araçlarla yapılabileceği gibi Adıyaman ve Kahta’dan kiralanacak vasıtalarla da yapılabilir.

Alternatif Yollar

Adıyaman-Nemrut Dağı (Arsameia’dan Antik yol ile) 77 km
Adıyaman-Nemrut Dağı Direkt 86 km
Adıyaman Havaalanından Nemrut Dağına Direkt 66 km
Adıyaman-Kahta 34 km
Adıyaman-Cendere Köprüsü 54 km
Adıyaman-Yenikale 59 km
Adıyaman-Arsameia(Cendere Köprüsü Güzergahı) 61 km

Turlar 

Nemrut Turları

Nemrut turları Büyük Tur, Küçük Tur ve Normal Tur olmak üzere üç ayrı şekilde yapılmaktadır.

Büyük Tur : Güneşin doğuşunu izlemek için Adıyaman’dan gece saat 02:00’da hareket edilir. Nemrut Dağı’nda güneşin doğuşu izlenerek, Arsameia, Yeni Kale, Cendere Köprüsü ve Karakuş Tümülüsü gezilerek dönülür. Bu tur yaklaşık 5-6 saat sürmektedir. Güneşin batışını izleyecek olan ziyaretçilerin, Adıyaman’dan saat 14.oo’da Kahta’dan ise saat 14.30’da ayrılmaları tavsiye edilir.

Küçük Tur : Yalnızca Nemrut Dağı’nı kapsayan turdur. Kommagene Uygarlığı’nın diğer kalıntıları görülmediği için yaklaşık 4-4.5 saat sürer.

Normal Tur : Güneşin doğuşunu ve batışını içine almayan turlardır. Genellikle sabah çıkılmakla birlikte günün her saati uygundur.

Arabaları tırmanışa uygun olanlar, kendi araçlarıyla da çıkabilirler.

MÜZELER VE ÖREN YERLERİ

Adıyaman Müzesi

Arsameia Ören Yeri (Nymphaios Arsameia’sı): Kral I. Antiochos kitabelerinde söz edildiğine göre, Arsameia İ.Ö. 2. Yüzyılın başlarında Kommagene’lerin atası Arsemez tarafından Kahta çayının doğusunda Eski Kahta kalesinin karşısında kurulmuş Krallığın yazlık başkenti ve idare merkezidir.

Güneydeki tören yolunda Mitras’ın kabartma steli, ayin platformu üzerinde Antiochos-Herakles tokalaşma steli ve bunun önünde Anadolu’nun bilinen en büyük Grekçe yazıtı, yazıtın bulunduğu yerden başlayan 158 m. derine inen bir tünel ile yazıtın batısında benzer bir kaya dehlizi bulunmaktadır. Tepe üzerindeki platformda Mithridathes Callinichos’un mezar tapınağı ve sarayı yer almaktadır. Arsameia ören yeri, Adıyaman’a 60 km. uzaklıktadır.

Yeni Kale: Adıyaman’a 60 km. uzaklıkta Kocahisar köyü yakınındadır. Kommagene’ler tarafından inşa edilen Yeni Kale, karşısındaki Arsemeia ile birlikte kullanılmıştır. Romalılar ve ardından Memluklular tarafından restore edilen Kale en son 1970’lerde kısmen onarılmıştır. Kale içinde çarşı, cami, zindan, su yolları, güvercinlik kalıntıları ve kitabeler bulunmaktadır. Kale’den Nymphois’e inen su yolu bir tünelle Arsameia’ya başlanmıştır. 80 metreyi bulan bu yolla halen suya ulaşmak mümkündür.

Derik Kalesi: Cendere Köprüsünden sonra Sincik yolu üzerindeki Datgeli köyünün yakınlarındaki 1400 m. rakımda bulunan tepenin üzerine kurulmuştur. M.S. 70’lerde Romalılar tarafından inşa edildiği ve 300’lere kullanıldığı tahmin edilen, içerisinde büyük bir tapınak bulunan bölgenin kutsal alanı kabul edilen kalenin hemen yakınında Kommagene döneminde inşa edilen Temenos kalıntıları bulunmaktadır.

Gerger Kalesi (Fırat Arsameia’sı): Adıyaman’ın Kahta İlçesine 85 km. uzaklıkta bulunan, tarihi Geç Hitit dönemine dayanan kale, Fırat nehrinin batı yakasında yer almaktadır. M.Ö. II. yüzyılda Kommageneliler’in atası olan Arsames tarafından kurulmuştur. Sarp kayalar üzerine, Aşağı ve Yukarı Kale olmak üzere iki bölümde inşa edilen Gerger Kalesi’nin batı surlarında Kral Samos’a ait bir kabartma bulunmaktadır. İslami dönemde de kullanılan kale içerisinde cami, dükkanlar ve su sarnıçları bulunmaktadır.

Perre Antik Kenti: Adıyaman kent merkezine 5 km. uzaklıkta, Kuyucak köyü yolu üzerindeki Pirin köyündeki kalıntılar 200 civarındaki kaya mezarı ve yerleşim yerine sahiptir. Antik çağdan kalan bu nekropol ve çevresi Kommageneliler döneminde önemli bir yerleşim merkezi olmakla birlikte, asıl Romalılar döneminde gelişmiş bir kenttir. Girişleri kabartmalarla süslenmiş birbirine geçişli içerisinde lahitler yerleştirilmiş kayaların içine oyulmuş mezar odaları şeklinde kalıntılardır.

Anıtlar

Karakuş Tümülüsü (Kadınlar Anıt Mezarı) Milli Parkın güneybatısında Adıyaman-Kahta girişinde bulunan, Kommagene Kralı II. Mithridates tarafından annesi İsas adına yaptırılan anıt mezar, sütun üzerindeki kartaldan dolayı Karakuş Tümülüsü olarak anılmaktadır. Doğu, batı ve güney yönlerde dörder sütun varken günümüze doğuda iki, batıda ve güneyde birer sütun kalmıştır. Doğu sütun üstünde aslan ve kartal heykel kalıntıları, batıdaki sütunun üstünde tokalaşma steli, yerde aslan heykel parçası vardır. Nemrut Dağı giriş noktası olarak belirlenen Karakuş Tümülüsü, Milli Park içersindedir.

Sofraz Tümülüsü İl merkezine 45 km., Besni ilçesine 15 km. uzaklıkta, Üçgöz (Sofraz) köyündedir. 15 m. Yüksekliğinde olan mezarın üzeri kırma taş ve molozla örtülüdür.

Sesönk (Dikilitaş) Besni ilçesinin 33 km. güneydoğusunda, Kızıldağ üzerinde Kommagene Kralı II. Mithridates tarafından inşa edilen anıt mezar, her biri yaklaşık 10 metre yükseklikte üç çift sütunla çevrelenmiştir. Sütunları üzerinde kadın, erkek ve aslan kabartmaları bulunmaktadır.

Karadağ Tümülüsü Adıyaman’a 5 km. mesafede, Karadağ eteğindedir, 2 bölümden oluşan bir kaya mezarı vardır.

Beştepeler Adıyaman’a 25 km. mesafedeki Ilıcak Köyü sınırları içindedir. Yığma taşlardan yapılmış 6 adet tümülüs mezar bulunmaktadır. Mezarların, Kommagene Kraliyet ailesine ait soylu kişiler için yapıldığı tahmin edilmektedir.

Malpınarı Kaya Yazıtı Adıyaman’a yaklaşık 35 km. uzaklıkta Malpınar mezrasında doğal kaya üzerine oyulmuş Hiyeroglif bir kitabe ve kayalara yapılmış yerleşim birimleri Geç Hitit dönemine aittir.

Köprüler

Cendere Köprüsü Adıyaman’a 55 km. uzaklıkta ve Karakuş tümülüsünün kuzeydoğusundadır. Kahta çayının en çok daraldığı kesimde iki ana kaya üzerinde 92 iri kesme taştan yapılan bir büyük kemer ve doğu tarafındaki küçük bir tali kemerden oluşur.

Köprü, depreme karşı korunacak şekilde, sütunlara köprüye esneklik payı verilerek inşa edilmiştir. Köprünün hemen alt tarafında bulunan Kommageneliler’in Antiochos Theos döneminde inşa ettiği 5 kemerli diğer bir köprü, Romalılar tarafından yıkılmıştır.

Göksu – Kızılin Köprüsü Gümüşkaya köyü ile Ağcin köyü arasında Göksu çayının daraldığı bir noktada kaya zemin üzerinde kurulan köprü Roma dönemine aittir. Orta kemerin dışında genel olarak sağlam durumdadır.

Altınlı Köprü Köprünün büyük bir kemeri ve kademeli olarak küçülen üç kemeri daha vardır. Köprü taşları harç kullanılmadan sıkıştırma (Cendere) stiliyle yapılmıştır.

Kaya Mezarı ve Mağaralar

Haydaran Kaya Mezarları Adıyaman’ın 17 km. kuzeyinde Taşgedik Köyü sınırları içinde yer alır. Kaya mezarlar ve Güneş Tanrısı Hellias ile Kral Antiochos’un tokalaşma kabartmaları vardır.

Turuş Kaya Mezarları Adıyaman il merkezine 40 km. uzaklıkta ve Adıyaman-Şanlıurfa karayolunun 1 km. batısında yer alan Turuş Kaya Mezarları Roma Dönemine aittir. Mezarlar zeminden aşağıya doğru ana kaya oyularak yapıldığından mezarların girişine aşağıya doğru inen 10-13 basamaktan sonra ulaşılır. Bazılarının duvar ve kapı girişlerinde çeşitli figürlerde kabartmalar bulunmaktadır.

Dolmenler Dikilitaşın kuzeyindeki kayalık alanlarda, Aşağı hozişi köyü yakınlarında dolmen tipi mezarlar bulunmaktadır. Sala benzeyen iki büyük kayanın birbirine çatılması ile yapılan bu mezarların Taş Devri insanlarından kaldığı tahmin edilmektedir.

Zey Adıyaman’a 7 km. mesafede, Zey Köyü yakınında, erken dönem Hıristiyanların yaşadığı yerleşim birimleri bulunmaktadır. Köyde ayrıca Şeyh Abdurrahman Erzincani’ye ait bir türbe ve cami yer alır.

Göksu Mağaraları Göksu ırmağı boyunca yer alan 40 – 50 m. yükseklikteki sarp kayalıklar üzerinde doğal mağaralar bulunmaktadır. Besni tarafında Kızılin ve Sarıkaya Köyleri ile Adıyaman tarafında Gümüş Kaya ve Mal Pınarı civarında yoğunlaşmıştır.

Palanlı Mağarası Adıyaman’ın 10 km. kuzeyinde Adıyaman – Çelikhan – Malatya karayolunun üzerinde Palanlı köyünde yer almaktadır. M.Ö. 40.000 yıllarında kullanılmış doğal bir mağaradır. Duvarında bulunan ve halen fark edilen geyik figürü yalın kontur çizgilerle oluşturulmuştur. Mağaranın yer aldığı derin vadi ise ender bulunur bir doğa parçasıdır.

Kitap Mağarası Kayaların oyulmasıyla oluşturulmuş (demir Kale 1) adıyla anılan, ikişer katlı erken dönem Hıristiyanların yaşadığı yerleşim birimleri bulunmaktadır. Mağaralara İndere köyü (Zey) içinden yaya olarak gidilmektedir.

Gümüşkaya (Palaş) Mağaraları Adıyaman ilinin 40 km. güneybatısında Göksu nehri kenarında aynı adla anılan köyün batısında kayalardan oyma tünel şeklinde birbirleri ile bağlantılı çok sayıda mağaralar yer almaktadır. Tarihte konut olarak kullanılan bu mağaraların M.Ö. 150 yılında yapıldığı tahmin edilmektedir.

Camiler ve Kiliseler

Ulu Cami, Çarşı Cami, Kab Cami, Musalla Cami, St. Paul Kilisesi en önemlileridir.

Adıyaman Camileri

Nemrut (Kahta)

Adıyaman’ın 103 km doğusundadır. Tümülüs ana kaya üzerine kırma taşların yığılmasıyla oluşturulmuştur. Tümülüsün doğu, batı ve kuzeyinde ana kaya düzleştirilerek teraslar düzenlenmiş, doğu ve batı teraslarda tanrı heykel ve kabartmaları yapılmıştır.

Arsemia (Kahta)

Adıyaman’a 63 km uzaklıkta olup, Kahta çayının doğusundadır. Güneyindeki tören yolunda Mitras’ın kabartma steli, ayin platformu üzerinde Antiochos-Heracles tokalaşma steli ve bunun önünde döneminin Anadolu’da bilinen en büyük kitabesi vardır.

İçmeceler

Çelikhan İçmesi Çelikhan İlçesi’nin 23 km. kuzeydoğusundadır. İçmerenin suyu mide, bağırsak, karaciğer, safra kesesi, hastalıklarıyla böbrek taşı ve şişmanlıkta kullanılması büyük ölçüde faydalıdır.

Besni İçmesi Besni İlçesinin 6 km. kuzeydoğusundadır. Bu içmenin suyu böbrek taşlarına, kronik kabızlık, bağırsak ve mide iltihaplarında faydalıdır.

Kotur İçmesi Adıyaman’a 25 km. uzaklıkta ve kuzeybatısındadır. Akçalı köyüne 5 km. mesafede şifalı bir soğuk su içmesidir. Bu su bazı mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelmektedir.

Milli Parklar

Nemrut Dağı Milli Parkı

Atatürk Barajı ve GAP

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), ülkemizin Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki 9 ilde (Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak) uygulanmakta olan çok sektörlü entegre bir bölgesel kalkınma projesidir. Başlangıçta su ve toprak kaynaklarının geliştirilmesine dayalı olarak tasarlanan proje, 1989 yılında GAP Mastır Planının hazırlanması ile çok sektörlü ve entegre bir bölgesel kalkınma projesine dönüştürülmüştür. Projenin en önemli ayağı olan Atatürk Barajı Türkiye’nin en büyük, dünyanın 8. büyük barajıdır. Adıyaman ve Şanlıurfa il sınırları içerisinde yer alan Atatürk barajı ile yıllarca kurak olan bu topraklara adeta can gelmiş, bölgenin ekonomisi hızla gelişmiştir.

Diğer taraftan, yöre halkı tarafından “deniz” olarak nitelendirilen Baraj Gölü, bölge turizmine büyük ölçüde çeşitlilik sağlamıştır. Göl üzerinde balıkçılık ve su sporları yapılmaktadır.

Adıyaman Tanıtım Filmi

Adıyaman Fotoğrafları


Benzer Yazılar

Yorum (1)

  1. M.C.K diyor ki:

    Elinize sağlık gerçekten süper olmuş.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir