Ana Sayfa » Balıkesir » Balıkesir Tanıtımı ve Şehir Rehberi

Balıkesir Tanıtımı ve Şehir Rehberi

Sponsorlu Bağlantılar
biletbayi ile en uygun uçak bileti al

Balıkesir İli

Türkiye’nin batısında yer alan illerimizden birisi olan Balıkesir ili, ülkemizin Marmara Bölgesi’nde yer almaktadır. Balıkesir’in hem Marmara Bölgesinde hemde Ege Bölgesinde toprakları bulunmaktadır. Ayrıca hem Marmara Denizine hemde Ege Denizine kıyısı olan 6 şehrimizden birisidir. Bursa, Kütahya, Manisa, İzmir ve Çanakkale ve Yunanistan’ın Midilli Adası da Balıkesir’in komşularıdır. Yüzölçümü bakımından da ülkemizin 12. büyük şehridir.

Balıkesir Tarihçesi

Balıkesir ili genelindeki pekçok höyük, mağara ve düz yerleşim yerlerinde yapılan araştırmalarda bu topraklara M.Ö. 8000-3000 yılları arası yerleşildiği ortaya çıkmıştır. Havran’a 8 km. mesafedeki İnboğazı mağaralarında Paleolitik, Neolitik ve Kalkolitik devirlerinden kalma kalıntılar bulunmuştur. Babaköy (Başpınar) kazılarında, Yortan mezarlığında, Ayvalık Dikili yolu üzerindeki Kaymak Tepe’de Bakır Çağı’na ait kalıntılar ve yerleşim yerleri bulunmuştur. Bu bölgede ilk defa adı geçen şehir Agiros (Achiraus)’dur. Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra bölgede Karesi Beyliği kurulmuş, ardından bölge Osmanlı Devleti’nin eline geçmiştir.

balıkesir turizm

Antik Çağlarda Balıkesir

Balıkesir ilinin bulunduğu bölgenin adı eski çağlarda Misya’dır. Bu kelimenin Lidya dilindeki anlamı Kayın Ağacı ‘dır. Bölgenin sınırları zamanla çeşitli değişikliklere uğramış olup, kuzeyde Marmara Denizi, batıda Çanakkale Boğazı ve Ege Denizi, doğuda Atranos Çayı ve güneyde de Lidya ile çevrilmiştir. Keşiş Dağından itibaren Marmara Denizi sahilini takiben Çanakkale Boğazı’na kadar olan kısıma Küçük Misya, geri kalan kısma ise Büyük Misya denilmiştir.

Sponsorlu Bağlantılar

balıkesir antandros antik kenti müzesi

Büyük Misya; Pergam (Bergama), Adramitiyum (Edremit), Arjiza (Balya-Pazarköy), Assos (Behramkale), Teruvad (Truvada), Gargar, Antandos (Avcılar civarı), Belodos (Dursunbey) ve Adriyanatere (Balıkesir) şehirlerinden oluşmaktadır. Küçük Misya ise Sizik (Belkız), Lâmpesak (Lapseki), Perkot (Bergoz), Abidus, Milotopolis (Mihaliç), Apoloni, Periyapos (Kara Biga), Pemaninos (Eski Manyas), Artemea (Gönen), Zeleya (Sarıköy), Artas (Erdek) ve Panormos (Bandırma) şehirlerinden oluşmaktadır.

Büyük İskender ve Balıkesir

Büyük İskender M.Ö. 334 yılında Biga Çayı civarında Ahameniş İmparatorluğu ile yaptığı Granikos Savaşı’nı kazanarak Misya’yı ele geçirmiştir. Bu tarihten sonra Misya halkı paralı asker olarak ün kazanmıştır. O dönemde Mısır ordusunda bile Misya süvari birliği vardır. İskender’in ölümünden sonra kumandanları birbirleri ile savaşmıştır. Savaş sonunda Misya’yı Lisimakus ele geçirmiştir. O da Korupedyon Savaşı’nda I. Selevkos Nikator tarafından öldürülmüştür.

Roma ve Bizans Dönemlerinde Balıkesir

Misya Roma egemenliğine girdikten sonra M.Ö. 133 yılında konsül Manius Aquillius tarafından Roma’ya bağlı Asya Eyaleti kurulmuş ve Misya’nın bir kısmı bu eyalete bağlanmıştır. Romalılar Misya’yı, uzun süre vergi ve kölelikle sömürmüş ve baskı altında tutmuşlardır. Bunlara karşı halkın da desteklediği Pontus kralı VI. Mithridates’in başlattığı hareket başarılı olduysa da çok uzun sürmemiş ve M.Ö. 85 yılında bölge tekrar tamamen Roma idaresine girmiştir. Kavimler Göçü’nün etkisi nedeniyle M.S. 395 yılında Roma İmparatorluğu doğu ve batı diye ikiye ayrılmış ve Misya yeni kurulan Doğu Roma İmparatorluğu’un yani Bizans’ın egemenliğine girmiştir.

Sponsorlu Bağlantılar

balıkesir yıldırım camii

Selçuklu Döneminde Balıkesir

1015 yılından itibaren Selçuklu Türkleri, Bizans İmparatorluğu egemenliğindeki Anadolu’da görülmeye başlamıştır. 1048 tarihli Pasinler Muharebesi ile Türklerin Anadolu’ya yaptığı akınlar hız kazanmıştır. 1071 tarihli Malazgirt Meydan Muharebesi’den sonra da Türkler Anadolu’ya yerleşmeye başlamışlardır. Kutalmışoğlu Süleyman Şah, İzmit çevresi ve Marmara sahillerinde Malazgirt Meydan Muharebesi’nden dört yıl sonra 1075 yılında İznik merkezli Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurmuştur. 1076 yılında da Misya’nın şehirlerinden Sizik ve Edincik’i ülkesine ilhak etmiştir. 1081 yılında Türkler nehir yolu ile Apollonia (Gölyazı)’ya gelen bir Bizans birliğini yok etmişlerdir. Fakat başka bir Bizans birliği Sizik ve Poimanenon (Manyas)’ı Türklerden geri almıştır. 1085 yılında Süleyman Şah doğudayken, ona bağlı emirlerinden biri olan İlhan Bey, kısa bir süre önce ellerinden çıkmış olan Sizik, Apollonia, Poimanenon ve Edincik’i geri almıştır.

balıkesir karesi türbesi

1206 yılında Türkmenler Misya kentlerine akın etmeye başlamış ve Bizans ahalisi bölgeyi terk ederek Türkmenler bölgeye yerleşmiştir. 1237 yılında II. Gıyaseddin Keyhüsrev, Misya’daki uç beylerini teftiş etmiştir. 1280′li yıllarda, daha sonra Karesi Beyliği’ni kuracak olan ve soyu Danişmend Gazi’den gelen Karesi Bey, babası Kalemşah ve büyük bir Türkmen grubu Misya’ya gelmiştir. Bunların yayınında Germiyanoğlu Yakup Bey de vardır.

Balıkesir ve Karesi Beyliği Dönemi

Kara İsa adıyla da bilinen Karesi Bey, muhtemelen 1296-1297 yıllarında Erdek, Biga, Edremit, Bergama, Çanakkale hariç büyük Misya sahasını Germiyan kuvvetlerinin desteğiyle ele geçirmiştir. 1306 yılında (bu tarih kesin değil) bir grup Türkmen, Ece Halil önderliğinde Trakya üzerinden Karesi topraklarına gelmiştir. Karesi Bey’den sonra yerine oğlu olan Aclan Bey’in geçtiği söylense de Aclan Bey’in kimliği henüz netlik kazanmamıştır. Aclan Bey’in oğlu olduğu düşünülen Demirhan Bey hükümdar olduğu dönemde kardeşi Yahşi Bey de Bergama taraflarını yönetmektedir. Diğer kardeşi Dursun Bey ise Osmanlı hükümdarı Orhan Gazi’ye sığınmıştır.

Balıkesir’de Osmanlı Hakimiyeti

Karesi Beyliği’nin tarih sahnesinden çekilişi ve yerini henüz devlet olma aşamasında bulunan Osmanlı Beyliği’ne bırakışı, ileride güçlü bir devlet hâline gelecek olan Osmanlılar için askeri ve siyasi genişleme açısından önemli bir adım olmuştur. Karesi, Osmanlı’ya ilhak olduktan sonra müstakil bir sancak yapılıp yönetimi Süleyman Gazi’ye verilmiştir.

Balıkesir tarihi-3

Yıldırım Bayezid, Saruhanoğulları Beyliği’ni 1390′da ele geçirdikten sonra Saruhan ve Karesi’yi birleştirerek oğlu Ertuğrul’a vermiş, daha sonra buranın yönetimine Bayezid’in oğullarından bir diğeri olan İsa Bey getirilmiştir. Bir süre sonra Saruhan ve Karesi tekrar ayrılmıştır. 1393 yılında Karesi Sancağı, aynı yıl kurulan Anadolu Eyaleti’ne bağlanmıştır.

1402 tarihli Ankara Muharebesi’nde Karesi kuvvetleri, Osmanlı büyük ordusunun sağ kolunda bulunmuştur. Yenilginin ardından Balıkesir ilinin bulunduğu bölge Timur ordusunun saldırılarına maruz kalmıştır. Timur’un kendilerine bağımsızlık verdiği öteki beylikler gibi Karesi Beyliği, yeniden bir canlanma dönemi yaşamamıştır. Anadolu’nun genelinde yaşanan kıtlık, 1494 ile 1503 yılları arası Balıkesir ili genelinde de yaşanmıştır.

Kurtuluş Savaşı Döneminde Balıkesir

I. Dünya Savaşı’ndan sonra Yunanlar, 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’i işgal etmişlerdir. Ertesi gün İzmir’in işgali haberi telgraf ile Balıkesir’e de ulaşmıştır. 17 Mayıs günü Balıkesir şehrindeki Alaca Mescit’te toplantı yapılmasına karar verilmiş ve ertesi gün burada Vehbi (Bolak) Bey önderliğinde 41 kişiden oluşan Balıkesir Redd-i İlhak Cemiyeti kurulmuştur. Yunan orduları, 29 Mayıs 1919 tarihinde Ayvalık taraflarına küçük bir çıkarma yapmışlardır. 26-31 Temmuz 1919 ve 16-22 Eylül tarihlerinde I. ve II. Balıkesir Kongreleri düzenlenmiş ve bölgede Kuvay-i Milliye birlikleri kurulmuştur. 22 Haziran 1920 tarihinde Yunan orduları Soma-Akhisar cephesine karşı taarruza geçmiştir. Bu cephenin dağılmasının ardından Yunan orduları, 30 Haziran 1920 tarihinde hem Balıkesir şehrini hem de Bigadiç’i ele geçirmişlerdir. 6 Eylül 1922 tarihinde Balıkesir işgalden kurtulmuştur.

Balıkesir tarihi-5

Cumhuriyet Döneminde Balıkesir

1923 yılında bütün sancakların il olmasıyla Karesi ili kurulmuştur. 1926 yılında ilin adı Balıkesir olmuştur. 15 Kasım 1942 tarihinde Balıkesir ilinde 7 şiddetinde deprem olmuştur. Bu depremin sonucunda büyük can ve mal kaybı yaşanmıştır. 1980 İhtilali sonucu 12 Eylül 1980 günü sabah saatlerinde ilde sıkı yönetim başlamış, 19 Temmuz 1984 günü saat 17.00′de sona ermiştir. 17 Ağustos 1999 depreminden sonra dönemin Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, 19 Ağustos günü Marmara’da yeni bir depremin olabileceğini söylemesi üzerine aynı gün Balıkesir valisinin talimatı ile Balıkesir ilinde evler boşaltılmıştır.

Ülke Türkiye
Coğrafi bölge Marmara Bölgesi
 
Yüz ölçümü
 – Toplam 14.299 km2 (5.520,9 mi2)
Nüfus (2012)
 – Toplam 1.160.731
 – Kır 448.988
 – Şehir 711.743
Zaman dilimi DAZD (+2)
 – Yaz (YSU) DAYZD (+3)
İl alan kodu 266
İl plaka kodu 10

Balıkesir Haritası


Balıkesir Nüfusu

Şehir nüfusu 2013 yılı itibariyle 1.160.731’dir. Göç alan ilimizde hızlı nüfus artışı gözlenmektedir. Özellikle mevcut turizm potansiyeli nedeniyle yaz aylarında körfez ilçelerinin ve kuzeydeki yerleşim birimlerinin nüfusunda dikkat çeken boyutlarda bir artış meydana gelmektedir. En son yapılan 2013 yılı nüfus sayımlarına göre toplam nüfus 1.160.731′dir. Bu nüfusun 711.743′ü şehirde yaşarken 448.988′i köy yerlerinde yaşamaktadır.

Balıkesir osmanlı

2010 nüfus sayımına göre ilin nüfusu 1.152.323’dır. Bu rakamın 578.663’ini erkek, 573.660’ini kadın oluşturmaktadır. İl sınırları içinde nüfusun en çok olduğu yer ise Balıkesir şehridir. Kent nüfusu 662.199, kırsal kesim nüfusu 468.077’dir. 2000 yılı verilerine göre il, ülkede doğurganlık hızı en fazla olan 68. ildir. Yine 2008 verilerine göre altı yaşın üstündeki 68.878 kişi okuma yazma bilmemektedir. Bunun 16.192’si erkek, 52.686’sı kadındır. 50.545 kişinin okuma yazma bilip bilmediğine dair bilgi olmamakla birlikte 932.726 kişi okuma yazma bilmektedir. 2000 yılı verilerine göre ildeki okur yazar nüfus oranı 88.34 olup, il ülke genelinde 29.dur. Balıkesir ilindeki nüfusun 897.849’u nüfusa Balıkesir adına kayıtlı iken geri kalan nüfus diğer illerden göçenler ve yabancılardan oluşmaktadır.  Türkiye genelinde ise Balıkesir adına kayıtlı insan sayısı 1.226.302’dir. Balıkesir adına kayıtlılar, Balıkesir ilinden sonra en çok 87.998 kişiyle İstanbul’dadır.

İstanbul’u 65.950 kişiyle İzmir, 41.039 kişiyle Bursa, 36.717 kişiyle Manisa, 17.292 kişiyle Ankara ve 10.003 kişiyle Çanakkale izlemektedir. Balıkesir adına kayıtlıların en az bulunduğu il ise Kilis’tir. Burada sadece 86 Balıkesirli vardır. Bugün, Balıkesir halkının büyük çoğunluğu etnik açıdan Türk olup Manav, Yörük, Çepni, Türkmen (Tahtacı), Muhacir ve Tatar olarak altı etnografik karaktere ayrılmaktadır. Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü’nün yaptığı araştırmaya göre nüfusun % 5 ile 10 arası Alevidir. 17. yüzyıldan sonra yöre, iskan merkezi olduğundan Türkçe konuşmayan gruplar da yörede iskan edilmiştir. Bunlar; Balkanlardan gelen Boşnak, Arnavut ve Pomaklar ile Kafkasyadan gelen Çerkes ile Gürcü gruplarıdır. Osmanlı döneminde yörede sayıları fazla olan Rumlar ve Ermeniler, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Yunan kuvvetleriyle beraber ve nüfus mübadelesi ile Yunanistan’a gitmişlerdir.

Geçmiş yıllara ait nüfusları
Demografi
Yıl Nüfus
1927 421.066
1935 481.372
1940 482.827
1945 524.748
1950 563.221
1955 613.727
1960 670.669
1965 708.342
1970 749.669
1975 789.255
1980 853.177
1985 910.282
1990 974.274
1997 1.030.978
2000 1.076.347
2007 1.118.313
2008 1.130.276
2010 1.152.323

Balıkesir İlçeleri

  • Ayvalık
  • Balya
  • Bandırma
  • Bigadiç
  • Burhaniye
  • Dursunbey
  • Edremit
  • Erdek
  • Gömeç
  • Gönen
  • Havran
  • İvrindi
  • Kepsut
  • Manyas
  • Marmara Adası
  • Savaştepe
  • Sındırgı
  • Susurluk

Ayvalık

Antik kaynaklarda ‘Nesos, Chalkis, Pordoselene, Khidonia’ yerleşim birimleri olarak belirtilen ve Ayvalık civarında lokalize edilen yerlerden Nesos, bugünkü Alibey Adası, Khidonia Alibey Adası’nın Lale Adası’na bakan kısmı, Korifantis ve Gümüşlük civarında buluntular veren birimler olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayvalık merkezini ele aldığımızda Alibey Adası girişindeki Khidonia’da Helenistik,Roma ve Bizans Dönemlerine ait kültür kalıntıları gözlenmektedir. 100 km ‘den fazla kıyı şeridi olan ilçenin yüzölçümü 265 km², nüfusu ise 64.349 civarı. Kendine özgü kıyı iklimi olup, lodos ve poyraz rüzgarları hakimdir. Yazın ise kavurucu sıcaklarda esen İmbat ve Meltem rüzgarı serinletici etki yapar.

Balıkesir Ayvalık Tostu

İlçe ekonomisi büyük ölçüde turizme ve başta zeytincilik olmak üzere tarıma bağlıdır. Ayvalık’ta zeytin dışında pamuk, çam fıstığı ve üzüm gibi tarım ürünleri de yetiştirilir. Özelikle bölgede, Bağyüzü Köyü’nde yetiştirilen Kozak üzümü tanınmış bir üründür. Son yılarda turfanda sebzecilik ve Kozak çam balı üretimi de yapılmaktadır. Arazinin %70’i zeytinlik olan Ayvalık’ta zeytinden sabun ve zeytinyağı üreten kuruluşları bulunmaktadır. Balıkçılık da ilçe ekonomisinde önemli yere sahiptir. İlçemiz İzmir- Bergama üzerinden gelip Truva,-Çanakkale- Edirne ve İstanbul’a uzanan E-24 karayolu üzerinde, Ege’nin Akdeniz sahil şeridinin başladığı yerde kuruludur. Ayvalık, İzmir’e 2, Bursa’ya 4.5, Çanakkale’ye 3 saat gibi kısa sürede varılabilecek belli başlı merkezlerin ortasındadır. İlçemizden Midilli Adası’na feribot ile yaklaşık 2 saatte ulaşmak mümkündür.

Balya

İlçenin kuzeybatısında yer alır. Kurulduğu tarih ile ilçenin adının nereden geldiği kesin olarak bilinmemektedir. Hellenistik ve Roma Dönemine ait iskan kalıntıları bulunmakta, ilçe sınırları içinde Grek ve Pers Uygarlığı’na ait tümülüsler de görülmektedir. İlçenin kuruluşu maden yataklarının bulunması ile başladığı tahmin edilmektedir. Yine Kadıköy Kalesi diye anılan harabelerin Romalılar zamanında kaldığı anlaşılmaktadır. İlk belediye teşkilatı 1895 yılında kurulmuş olup, 1910 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur. İlçe topraklarında bulunan simli kurşun madeni 1940 tarihine kadar ilçenin temel ekonomik kaynağı olmuştur. İlçe ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Başlıca tarım ürünleri buğday,arpa, mısır ve nohuttur. 230 m. rakımlı, 952 km² yüzölçümlü olup, Marmara ile karasal iklim özellikleri görülmektedir. Balıkesir-Çanakkale yolu ilçenin ulaşımını sağlar. Terminalden kalkan servisler bulunmaktadır.

balıkesir kazdağı

Bandırma

Bandırma’nın yüzölçümü 690 km2 olup, denizden yüksekliği 1 metre ile 764 metre arasında değişmektedir. İlçenin kuzeyinde yer alan ve kendi adıyla anılan körfezin uzunluğu 31 km’dir.Bandırma, önemli bir liman kentidir. İstanbul, Bursa ve İzmir illerinin ortasında Güney Marmara’nın en önemli kentlerinden biridir. Bandırma ilçesi, gelişmişlik bakımından Balıkesir ili içinde merkez ilçenin önünde birinci sırada. Türkiye genelinde 858 ilçe arasında 30.sırada yer almaktadır. İl olabilecek ilçeler arasında Bandırma 87 ilçe içinde beşinci sırada bulunmakta ve il yapılması gereken ilk üç ilçe arasında yer almaktadır. Coğrafi konumu itibariyle Bandırma Ekonomik faaliyetlerin gelişimi açısından uygun koşullara sahiptir. Bandırma Limanının önemli bir deniz ulaşım merkezi olmasının temel nedenlerinden biri , Kapıdağ Yarımadası’nın fırtınaları engellemesidir. Ayrıca arazı yapısının ulaşımı Kolaylaştırıcı nitelikte olması bandırma açısından bir avantaj olarak değerlendirilebilir.

balıkesir milli parklar

İlçenin en yüksek dağı, doğusunda yer alan 764 metre yüksekliğindeki Karadağ’dır. İlçenin kuzeyinde yer alan Kapıdağ ise Bandırma ve Erdek Körfezi ile çevrelenmiş bir yarımadadır. Eskiden kıyıya oldukça yakın bir ada durumunda olan Kapıdağ, sonradan kara ile birleşerek, bir yarımada şeklini almıştır. Bandırma Körfezinin 15 km. güneyinde bulunan Kuş Gölü’nün yüzölçümü 164 km2’dir. Ortalama derinliği 2-3 metre olan Kuş Gölünün en derin yeri yaklaşık 4 metredir. Bandırma, sahip olduğu kara, deniz, hava ve demiryolu ulaşım olanakları ile, ulaşımı oldukça kolay bir yerleşim birimidir. Karayolu ile; Balıkesir üzerinden Ege’ye ve güneye, Bursa üzerinden tüm Anadolu’ya ve İstanbul’a, Çanakkale üzerinden de Trakya’ya, kısaca yurdumuzun her yanına rahat ulaşım olanağı olan bir kenttir. Denizyolu ulaşımında da Bandırma, son derece rahat bir konumda bulunmaktadır. Gelişmiş ve donanımlı limanı ile Marmara Bölgesinin giriş kapısı özelliğini taşımaktadır.

1998 yılında başlatılan İstanbul-Bandırma arasındaki hızlı feribot (araç + yolcu) ve deniz otobüsü (yolcu) seferleri, Bandırma – İstanbul ulaşımına büyük kolaylık getirmiştir. Yaz aylarında karşılıklı altı seferin üzerine çıkan yoğun taşıma programı ile, iki saat gibi kısa bir zamanda, üstelik rahat bir yolculukla İstanbul’a ulaşmak mümkündür. Demiryolunu tercih edenler için ise; her gün yapılan Bandırma – Balıkesir – İzmir arasındaki düzenli tren seferleri, farklı bir ulaşım alternatifi sunmaktadır. Deniz yolu ulaşımı ile Marmara’yı Ege’ ye ve Akdeniz’e bağlayan İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş. Bağlı deniz otobüsleri periyodik olarak seferler yapmaktadır. Bandırma İstanbul arası 62 deniz mili olup yaz sezonunda sefer sayıları değişmektedir. Demir yolu ulaşımı olarak İlçemizden Balıkesir, Akhisar, Manisa, İzmir’e gitmek üzere karşılıklı olarak Tren seferleri yapılmaktadır.

Bigadiç

İlçemiz, tarihi olarak MİSYA Bölgesi önemli askeri geçit noktalarından birini teşkil etmektedir. Tarihi kaynaklara göre beş bin yıllık bir geçmişe sahip İlçemiz; Frigyalılar, Lidyalılar, Persler, Romalılar, Selçuklular, Karesi Beyleri ve Osmanlı devrini yaşamış ve bir çok değişikliklere uğramıştır. Bilhassa Karesi Beyliği ve Osmanlılar zamanında imar görmüş olup, önemli tarihi eserler meydana getirmiştir. Bigadiç tarihi gelişimi içerisinde “DİDİ MOTİ HE”, “AKHYROUS”, “BİGADİA” “BİGADOS”, “BUGADIÇ”, “BİGADİÇ” isimlerini almıştır.  İlçemiz Marmara ile Ege Bölgesi geçiş iklimi şartlarının etkisi altındadır. Genellikle yazları sıcak ve kurak, sonbahar mevsimi uzun ve ılık, kış ayları zaman zaman kar yağışlı, bazen kurak, ilkbahar kısa ve yağışlı geçmektedir. Bigadiç, Marmara Bölgesi, Güneydoğu Marmara alt bölgesi içinde Balıkesir İli’ne bağlıdır. Şehir eski Balıkesir-İzmir yolu üzerinde Balıkesir’e 38 km. mesafeye kurulmuştur.

balıkesir gönen ovası

Denizden yüksekliği 180 m. yüzölçümü 1007 km2’dir. Bigadiç İlçesi orman yönünden zengindir. İğne yapraklılar en büyük paya sahiptir. Toplam arazisinin % 47’si ormanlık sahadır. İlçe çevresinde orman varlığı çok olmamakla birlikte Alaçam ve Ulus Dağı çam ormanları ile kaplıdır. İlçede orman ürünlerine dayalı mobilya, kereste ve doğrama sektörü gelişmiştir. İl ekonomisine katkı sağlamaktadır. Ayrıca boraks madeniyle zengindir. İlçeye diğer komşu ilçelerden kolaylıkla ulaşılabileceği gibi il merkezinden her yarım saatte minibüsle de gidilebilir. İlçemize 18 km uzaklıktaki Hisarköy’de jeotermal enerji bulunmaktadır. Bu enerji de birçok hastalığa iyi gelmekte ayrıca ilçedeki konutlarda ısınma aracı olarak da kullanılmaktadır. Hisarköy’de ve ilçede birer otel ve Cevizli mevkiinde ise bir turistik tesis(Devremülk:Hera Termal) bulunmaktadır.

Burhaniye

Şehrin tarihçesi, bilinebilen ilk yerleşim yeri olan ve bugünkü İskele Mevkii yakınlarında Lidya Kralı KREZÜS’ ten çok önceleri kurulan ANAHOR veya PİDASUS adlarıyla anılan büyük bir şehir ile başlar. M.Ö. 1443 yılında , ilk kez MYSİA bölgesi halkı tarafından inşa edilmiş olan kent, Antik Çağda ADRAMYTTEİON’a bağlı olarak kalmış ve tarih boyunca da ADRAMYTTEİON (latince adıyla ADRAMYTTİON) veya ADRAMYTTUM adları ile birlikte anılmıştır. ADRAMYTTEİON adı Lidya Kralı KREZÜS’ün kardeşi ADRAMYS’ten kaynaklanır. ADRAMYS, savaşlarda harap olan kenti yeniden inşa ettirmiş ve kendi adını vermiştir.
İlçe Merkezi, denizden 4 km. içeride olup, denizden 10 m. yüksekliktedir. Akdeniz ve Ege iklimlerinin karakteristik özelliğini gösterir. Kış ayları ılık ve yağışlı, yaz ayları ise sıcak ve kurak geçer. Bölge, kara ve denizin ısınma farkından doğan Meltem ve İmbat rüzgarlarının etkisi altındadır. Ekonomisi tarıma dayalıdır.

balıkesir coğrafi konum-1

Başlıca ürünler zeytin, pamuk, sebze çeşitleri,şekerpancarı, buğday ve çeşitli meyvelerdir. Zeytinyağ, sabun, un konserve ve salça fabrikaları başlıca sanayi kuruluşlarıdır. Turizm de en önemli gelir kaynaklarındandır. Balıkesir – İzmir – Çanakkale yol ayrımı üzerinde bulunan Burhaniye’den bu üç ilimize günün her saatinde otobüs bulunabilmektedir. Ayrıca Bursa, Ankara ve İstanbul gibi büyük illerimize de her gün sabahtan gece yarısına kadar çeşitli saatlerde otobüs vardır. İlçe girişinde kurulan ve üç yıldır hizmet vermekte olan Körfez Havaalanı da ilçeye ulaşımda çok önemli bir olanak sağlamaktadır. THY haftada iki gün karşılıklı olarak İstanbul – Burhaniye seferleri yapmaktadır.

Dursunbey

Dursunbey ilçesi, Ege iklim bölgesi içinde yer almakla birlikte yükseklik ve deniz esintilerine kapalı olması itibariyle yazlar daha serin, kışlar daha sert geçmektedir. Vejetasyon süresi oldukça kısadır. Balıkesir İlinin doğusunda yer alan ilçemizin rakımı 639 m., yüzölçümü 1952 km² dır. Dursunbey coğrafi yönden Ege Bölgesi sınırları içerisinde kalmaktadır. Arazi yapısı itibariyle dağlık ve çok engebeli bir karaktere sahiptir. En yüksek dağı Alaçam 1683 m. yüksekliğindedir. İlçemizin arazisinin büyük bir kısmı orman ile örtülüdür. İlçemizin iklimi kısmen Akdeniz, kısmen Karasal İklim özelliklerini taşır. Kışları soğuk, yazları sıcak geçer, kış ve bahar ayları bol miktarda yağış alır.

Dursunbey, Balıkesir Mutasarrıflığına bağlı “Balat” adi ile anılan bir bucak merkezi iken 1918 yılında ilçe haline getirilmiştir. İlçenin geçim kaynağı orman ve orman ürünleri olup meyve ve sebze üretimi de gelişmiştir. İlçenin en yaygın ulaşımı Balıkesir iliyle sağlanmaktadır. Günde 3 tren ve her saat başı otobüs ile ulaşmak mümkündür .İlçe merkezinin Balıkesir’e uzaklığı 72 km.dir. İlçe aynı zamanda İzmir-Ankara demiryolu üzerinde olduğundan Balıkesir-Manisa ve İzmir güzergahı ile Kütahya-Eskişehir ve Ankara güzergahına günde 3 kez tren seferi bulunmaktadır. Ayrıca İlçe merkezinden Bursa iline de günde 2 kez düzenli toplu taşıma araçları işlemektedir.

Edremit

İlçe, Ege Bölgesi’nin kuzeyinde-Çanakkale-İzmir karayolunun üstünde Edremit Körfezi’ nden 8 km. içerinde kurulmuştur. İzmir’e 200 km. ve Çanakkale’ye 135 km. uzaklıktadır.Ticaret merkezi olup zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere birçok ürün bulunmaktadır. Eski Edremit ;Adramut, Adramyttion, Landramytti, Edremittin gibi çeşitli adlarla anılmıştır.Kent Lidya Kralı Krezüs’ün eline geçtiğinde kardeşi Adremis tarafından yeniden yaptırılıp süslenir ve onun adını alır. İlçemizde; Kızılkeçili Çayı,Zeytinli Çayı,Edremit Çayı bulunmaktadır. Deniz seviyesinden 500 m. Ye kadar genel olarak zeytin ağaçları sonra kızılçam ve sarıçam ormanları kaplıdır. Babadağ’ın kuzeydoğu yamaçlarında ve 1000-1500 m yüksekliklerde son derece değerli olan sadece bu bölgeye özgü Kazdağı Göknarları mevcuttur. İlçede meyve ve sebze yetiştiriciliği gelişmiştir. Ayrıca pancar, mısır, buğday,elma ve pamuk yetiştirilir. Akçay ve Altınoluk ‘da balıkçılık önemli yer tutar.

balıkesir coğrafi konum-3

İlçe ekonomisinde Kazdağları Milli Parkı, Altınoluk, Güre, Zeytinli ve Akçay önemli bir turizm potansiyeline sahiptir. Edremit – Merkez ve Akçay otogarından yurdun çeşitli yörelerine otobüs ve minibüs ile ulaşım sağlanmaktadır. Edremit’ten yaklaşık 7 km. uzaklıkta İzmir karayolu kenarında Edremit Kocaseyit Havaalanı bulunmaktadır. Yaz sezonunda her gün İstanbul Sabiha Gökçen ve Ankara arası, kış sezonunda ise haftanın üç günü (Çarşamba, Cuma, Pazar) İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanına uçak seferleri düzenlenmektedir.

Erdek

Erdek, Marmara Bölgesi’nin Marmara Denizi’ne doğru uzanan Kapıdağ Yarımadası’nda Erdek Körfezi’ndedir. Eski adı Arktonnesos olan Kapıdağ Yarımadası ile kuzey ve batı çevresindeki Marmara, Paşalimanı, Türkeli(Avşa), Ekinlik Adaları’ndan oluşmaktadır. Kapıdağ Marmara Denizi’nin güney kıyısı ortasında yaklaşık 300m2 lik üçgen şeklinde yarımadadır. Uzun bir kıyıya sahip olan Erdek’in sahilleri genelde kumsal ve doğal plajdır. Ayrıca ormanlarla kaplı olup, bütünüyle av koruma sahasıdır. Kestane ve zeytin ağaçları göze çarpmaktadır. Denizden yüksekliği 0-10 m ‘dir. Ekonomisi tarım, balıkçılık ve turizme dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri zeytin, kırmızı soğan, ve buğdaydır. Bunun yanı sıra kiraz, kuru fasulye, salçalık biber, elma, erik, tütün de yetiştirilir.İç turizmim en yoğun olduğu ilçelerimizden biridir. Erdek, Bandırma ve Gönen bağlantılı olarak İstanbul- Ankara,İzmir ve Bursa gibi büyük illerle ulaşım imkanı bulunmaktadır.

Gömeç

İlçemiz arazisinin % 70’i dağlık, %30’u ovalık olmak üzere 223km² olup, doğusunda Madra Dağı bulunmaktadır. İlçemizin yüksek kesimlerinde Kızıl çam yer yer fıstık çamı mevcut olup denize doğru Zeytin ağacı, tarım arazilerinde buğday, pamuk, domates fasulye, bezelye bamya ekimi yapılmaktadır. İlçemiz Çanakkale-İzmir (E-87) kara yolunun kıyısında yer almaktadır. Gömeç, İzmir’e 170 km Balıkesir’e 120 km uzaklıktadır.

Gönen

Kaplıcalar çevresinde yapılan hafriyatlar sırasında ortaya çıkan mozaikler, yazılı taşlar sütun başlıkları, madeni paralar gibi tarihi eserler Gönen’in, yerleşim yeri olarak kullanılmasının Milattan önceye dayandığını göstermektedir. MS. II. yy. ait bulunan kitabelerde şehrin adı ‘Sıcak Su Şehri, Thermi’, hamamlarda ‘Granikaion Hamamları’ olarak geçmektedir. Bu kitabelerde, sıcak suyun şehir için önemli olduğu ve şifa dağıtan suyun insanlara sunulması için yardım yapan yönetici ve kişilerin isimleri belirtilmektedir. İlçenin yüzölçümü 1152 kilometrekare olup, arazi genellikle ovalık, batısı ve güneyi dağlıktır. Marmara Denizi’nin etkisinde kaldığından ılıman bir iklim hüküm sürmektedir. Yazlar sıcak, kışlar yağışlı ve ılıktır. Hayvancılık ilçe ekonomisinde önemli yer tutar. Tavukçuluk ve arıcılık yaygındır. Son yıllarda süt sanayi, çeltik fabrikası, plastik poşet, salça konserve kauçuk, terlik fabrikaları ilçe sanayinin gelişmesini sağlamıştır. Ayrıca karpuz ve şeftalisi meşhurdur.

Sıcak Su Kaynakları

İlçe merkezinde ve Ekşidere Köyü’nde bulunan sıcak su kaynakları çok eskiden beri bilinmektedir. İnsanların şifa bulmak için geldikleri Gönen, şehirleşme tarihinde “KAPLICA ŞEHRİ”ya da “ŞİFA ŞEHRİ” olarak tanınmaktadır. İlçeye ulaşım karayolu ile sağlanmaktadır. Bandırma 45 km mesafede olduğundan hızlı feribot ile İstanbul’a da ulaşım çok kısa zamanda yapılabilmektedir.

Havran

Havran, Ege Bölgesi’nin Edremit Körfezi’ne doğru uzanan verimli bir ovası üzerine kurulmuş, denizden 33 m. yükseklikte bir yerleşim yeridir. İlçede zeytinlikler geniş alana yayılır. Ayrıca pamuk, baklagil ve tahıl tarımı yapılır. Meyvecilik özellikle narenciye yetiştiriciliği son yıllarda oldukça gelişmiştir. İlçede zeytinyağ fabrikaları da bulunmaktadır. İlçeye Balıkesir Merkez otogarından kalkan otobüslerle ulaşılabileceği gibi diğer komşu ilçelerden de kolaylıkla gidilebilir.

İvrindi

İvrindi; Balıkesir’in güneybatısında ve 37 km. mesafede olup, Balıkesir-Edremit yolu üzerinde 35.km.den sonra 2 km. içeride kalmaktadır. İlçe 751 km2 alana sahip olup, denizden yüksekliği 190 metredir. İlçenin bitki örtüsünü %8.9 ile kızılçam, %26.7 ile karaçam, %1.0 ile kestane ve %63.4’dünü meşe-ardıç ve ibreli ağaçları kaplamakla beraber, diğer endemik bitkilerde bulunmaktadır. İlçe ormanlarında keklik, tavşan, bıldırcın üveyik, tilki, domuz gibi av hayvanlarının bulunmasının yanı sıra dağlık yüksek kısımlarda karaca ve ayı da bulunmaktadır. İlçemizin geliri tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Baklagiller, tütün önemli yer tutar. Balıkesir merkezinden kalkan minibüs ve otobüslerle ulaşmak mümkündür.

Kepsut

İlçenin kuzeyinde Susurluk, batısında Balıkesir Merkez İlçesi, güneyinde Bigadiç, doğusunda Dursunbey , kuzey doğusunda Bursa Mustafakemalpaşa vardır. Yüzölçümü 894 km2 olup, Balıkesir il merkezine uzaklığı ise 26 km dir. İlçe ekonomisinin temeli tarım ve hayvancılıktır. Şeftali,çilek,elma ve çeşitli meyve üretimi yapılmaktadır. İlçede yazları kurak ve sıcak, kışları ılık ve yağmurlu geçer. Kışlar ova bölgesinde yağmur, dağlık bölgelerinde ise yağmur ve kar şeklinde görülür. ‘Şeftali Diyarı’ olarak bilinen ve yurdumuzun şeftali üretiminde büyük payı olan ilçemizde diğer meyve ve sebzelere göre daha az işçilik, daha az sermaye ile daha fazla kar ettiği şeftaliye rağbet her geçen yıl artmaktadır. Her yıl sulanabilir tarım arazilerine 15-20 bin şeftali fidanı dikilmektedir. 15 Haziran – 15 Eylül tarihleri arasında ilçemizde her zaman şeftali bulmak mümkündür.

İlçemiz merkez, Hotaşlar, Tekkeışıklar, Şeremetler, Recepköy, Keçidere. Bağtepe, Akçaköy, Beyköy ve Karaçaltı Köylerinde olmak üzere 11 çeşidi Tüysüz Nektarin, 25 çeşit şeftali yetiştirilmektedir. İlçemizde yetiştirilen şeftalinin tadı, aroma, renk ve kalite açısından diğer bölgelerde yetişen şeftaliye göre daha farklılık göstermekte bu da toprak yapısından, tabii gübre kullanımından ve iklimden kaynaklanmaktadır. Ayrıca geleneksel hale gelen Şeftali Festivali Temmuz ayının son haftasında 13 yıldır kutlanmaktadır. Bunun yanı sıra ilçemizde çilek, vişne, erik kısaca her türlü sebze ve meyve üretilmektedir. İlçemize Balıkesir’e karayolu ile ulaşım sağlanmakta, İlden diğer illere karayolu ve demir yolu ulaşımı bulunmaktadır.

Manyas

Yüzölçümü 586 km² ’dir. Kuzey kesimi ovalık olup, toplam yüzölçümünün %30’unu teşkil etmektedir. %70’ini kaplayan güney kısmı ise dağlık ve engebeli araziye sahiptir. 19.000 hektar ormanlık saha bulunmaktadır. İlçe Manyas Gölü’ne 10 km mesafede gölün güneyinde bulunmaktadır. İlçenin rakımı 55 m’dir. İlçe ekonomisi ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılığa dayanır. Sulu araziden yılda iki kez ürün alabilmek mümkündür. Yetiştirilen ürünler arasında buğday, ayçiçeği, şekerpancarı, domates, mısır, lahana, pirinç başta gelmektedir. Küçükbaş hayvancılıkta merinos, kıvırcık türü koyun ve kıl keçisi beslenmektedir. Manyas ekonomisinde süt ve süt ürünlerinin önemli bir yeri vardır. Komşu ilçelerden ve ilimiz otogarından her saat kalkan otobüslerle ulaşım sağlanmaktadır.

Marmara Adası

Saraylar, başka bir deyişle mermerler kenti… İS.2-3. yüzyıllarına inen en erken buluntular, mermer ocaklarının tarihini Roma devrine kadar götürüyor. Yani 1800 yıldır mermer çıkarılıyor. Buradan çıkartılan mermerler dünyaca ünlüdür. Saraylar’ da bir açık hava müzesi bulunmaktadır. Marmara İlçesi, sofralık zeytin üretiminde büyük gelişim sağlamıştır. Balıkçılık ise temel geçim kaynağıdır. İlçemizin ada olması nedeniyle sadece deniz ulaşımı mevcuttur. Marmara Adası’ndan Tekirdağ İstanbul ve Erdek ‘e gemi ve motorlarla ulaşım sağlanmaktadır. Her gün Marmara’dan Erdek’e gemi seferleri düzenlenmektedir.

balıkesir coğrafi konum-2

Savaştepe

Savaştepe, Marmara ve Ege Bölgesi’nin iklimi etkisindedir. İlçede yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer. Ortalama 700-800 mm. yağış almaktadır. İlçede kar yağışlı gün sayısı merkezde 5 ile 7, dağlık kesiminde 10 günün üzerine çıkmamaktadır. Bitki örtüsü olarak fakirdir. Genel bitki örtüsü makidir. İlçenin verimli ormanları doğusu ve güneyinde yer almaktadır. İlçede çok çeşitli bitki türleri bulunmakla beraber çam ve meşe ağaçları çoğunluktadır. İlçe ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca ürünler buğday, arpa ve baklagillerdir. İlçenin peynirleri ‘Mihalıç Kelle Peyniri’ olarak bilinmektedir. Türkiye çapında ün kazanan bu ürünü daha geniş kitlelere tanıtmak amacıyla festivaller düzenlenmektedir. İlçenin Çaltılı Köyünde bulunan ılıca görülmeye değerdir. Savaştepe ilçesi ulaşım olarak birçok yolunun asfalt olması ile köylerde ilçe merkeziyle il merkezi arasındaki ulaşımı çözmüştür. Balıkesir – Soma yolu ilçe merkezinden geçtiğinden, ilçe halkının genel olarak ulaşım sorunu yoktur. İlçe sınırları içinden İzmir- Ankara –Bandırma demiryolu hattı geçmektedir.

Sındırgı

Sındırgı,1433 km² yüzölçümüne sahip olup, denizden yüksekliği 250 m´dir. Balıkesir´in güneydoğusunda yer almaktadır. Eski Balıkesir-İzmir yolu üzerinde,Balıkesir´e 63 km uzaklıktadır. Başlıca dağları Ulus, Sidan ve Dikmen dağlarıdır. İlçenin başlıca akarsuları;Simav çayı,Ilıcalı ve Cüneyt çaylarıdır. İlçemizde göl bulunmayıp, bir tane baraj bulunmaktadır. Akdeniz iklimine sahip ilçede, kışlar yağışlı ve ılık yazlar kurak ve sıcak geçmektedir. İlçe arazisinin % 51´i ormanlık,%24´ü tarıma elverişli alan,%22´lık kısım dağlık ve kıraç arazi,%3´lük kısmı ise çayır,mera ve sulu tarım arazisinden oluşmaktadır.Ormanlık alan 71.550 hektardır. İlçede tütün başta olmak üzere, susam, buğday, kavun, karpuz ve çeşitli hayvan mahsulleri üretimi önem kazanmaktadır. Dokumacılık revaçtadır. Yağcıbedir halıları dünyaca ünlüdür. Ayrıca kaolen madeni zengindir. İlçede bulunan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca Termal Turizm Merkezi ilan edilen Hisaralan Kaplıcaları ile Emendere köyünde bulunan ılıca yerli ve yabancı turistlere ifa dağıtmaktadır. Sındırgı Obam Termal Resort&Spa: 02665411010-5411030 İlçeye ulaşım karayolu ile yapılmaktadır. Balıkesir il merkezine 63 km, İzmir´e 145 km uzaklıktadır. Balıkesir otogarından her saat kalkan otobüsler bulunmaktadır.

Susurluk

Susurluk 1892’ de Bucak, 1926’ da İlçe olmuştur. 5 Eylül 1922 Susurluk ’un düşman işgalinden kurtuluş günüdür. Her yıl 5 Eylül de “Kurtuluş Bayramı” törenlerle kutlanmaktadır. Şeker Fabrikası ilçenin önemli sanayii kuruluşlarından biridir. Özel sektöre ait ayçiçek yağı, peynir fabrikası, dondurulmuş gıda fabrikası, salça konserve fabrikaları da bulunmaktadır. Ayrıca ağaç masa, sandalye işleriyle, mobilya imalathaneleri ilçeyi ön plana çıkarmaktadır.

balıkesir susurluk çayı

Ulaşım imkanları bakımından ilçe merkezi çok elverişli bir konumda olup, İstanbul, İzmir, Balıkesir ve Bandırma karayolu üzerindedir. Balıkesir’ e uzaklığı 44 km., Bursa iline uzaklığı 108 km.dir. İzmir-Bandırma demiryolu İlçeden geçmekte olup, en yakın sivil hava alanı ise 108 Km. uzaklıktaki Bursa hava alanıdır.

Balıkesir Kültür ve Turizm

Balıkesir Kültürü

Balıkesir halkının büyük bir çoğunluğu Müslüman olup halkın bir kısmı Alevi inancına sahiptir. Dolayısıyla ilde camilerin yanı sıra cemevleri de vardır. Son araştırmalara göre ilde toplam 1595 adet cami vardır. 1995 yılında bu sayı 1513’tür. Ayrıca il sınırları içinde tarihi kiliseler de vardır. İldeki önemli inanışlardan biri 6 Mayıs günü kutlanan Hıdırellez’dir. Hıdırellez günü öncesi ateş yakılır, ilk baharın çeşitli günlerinde köylerde hayırlar yapılır. Bazı hayırlarda Yağmur Duası okunur. Yatır inancı da kültür hayatında önemli bir yere sahiptir. Şehir, kasaba ve köylerde birçok yatır vardır. Dede veya baba adları ile anılan bu yatırlarda devlet ve ilim adamları, din ve tasavvuf erbapları, şehitler, saz şairi, âşıklar, meslek pirleri, eşkıya ve destan kahramanları yatmaktadır. Buralar halk tarafından ziyaret edilmekte olup buralara çeşitli inançlara bağlı olarak uygulamalar yapılmaktadır. Hasan Baba ve Sarıkız, ildeki en ünlü ermişlerdir. Köy düğünleri başta olmak üzere düğünlerde çeşitli uygulamalar yapılmaktadır. Sokakta yapılan düğünler, köylerde daha yaygın olsa da şehir ve kasabalarda da yapılır. Eskilerden gelen bir inanca göre iki bayram arası nikâh olmaz. Şayet yapılırsa geçimin olmayacağına inanılır.

Balıkesirli erkeklerin geleneksel kıyafetleri şimdikinden çok farklıdır. Eskiden erkeklerin başlarına, kenar kısmında işleme veyahut süs bulunan sarıklı fes giydikleri ve Bursa, Horasan kumaş ve şallarından yapılan kuşakları bele sarıp üzerine tabanca veya hançer koydukları bilinmektedir. Pantolon niyetine giyilen şalvarlar ise el tezgahlarında dokunmuş olup pamuk ve yünlü şayaklardan yapılmış salta ile patura yakındır. Ayakkabılar genellikle mest, lapçın, kaloş ve çizmedir. Kadınların geleneksel kıyafetleri de farklıdır. Kadınlar başlarına türbanların iç içe geçmesiyle yapılan ve hotoz adı verilen kenarlarına zincir takılmış gümüş para ile sıralanan başlık giydikleri bilinmektedir. Sırtlarında ise kenarları oyalı veya sırmalı üç etekli entari bulunmaktadır. Sokağa çıkarken başlarına üstlük veya çar adı verilen örtü giyerlermiş. Geçmiş yıllarda da özellikle köylü kadınlarının giydiği ferace ve yaşmak, bugün hâlâ köylü kadınlarınca giyilmektedir.

Balıkesir Susurluk Ayranı

İlde erkeklerin oynadığı halkoyunları Ağır Zeybek, Kırık Zeybek ve Kaşıklı Zeybek olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Bunların içinden Bengi ve İkili Güvende ünlüdür. Oyunlarda genellikle neşe, yas, aşk, kahramanlık, askerlik gibi konular ele alınmıştır. Türkülerden ise İki Keklik ünlüdür. İldeki ünlü yemekler keşkek, sura, tirit, saçaklı mantı, tavuklu mantı ve peynirli patlıcandır. Çorbalardan düğün çorbası ünlüdür. Tatlılardan ise Balıkesir kaymaklısı, höşmerim ve zerde tatlısı ünlüdür. Ayvalık tostu da meşhurdur. Kıyı kesimlerde yemeklerde zeytin yağı kullanılmakta, iç kesimlerde ise çiçek yağı ve tereyağı kullanılmaktadır. Ayrıca ilde kış aylarında deve güreşleri düzenlenir. Bölgede Batı Anadolu ağzı kullanılmaktadır.

Balıkesir Turizm

Balıkesir ili, denize sahip olduğu için deniz turizmi gelişmiştir. Marmara’da veya Ege’de kıyıya sahip ilçeler ile adalar, başlıca turizm merkezleridir. Buralarda çeşitli plajlar ve oteller mevcuttur. İl, 1970’li yıllarda Türkiye’nin gelişme bakımından en önde giden turizm bölgesi haline gelmiştir. Balıkesir’in turizm beldeleri, genelde iç turizm talebini karşılar. İl kış turizminden mahrum olsa da kaplıca turizmi yapılmaktadır. Gönen, Edremit, Manyas, Susurluk, Bigadiç, Sındırgı ilçelerinde ve Merkez’e bağlı Pamukçu Beldesi’nde kaplıcalar bulunmaktadır. Bu kaplıcalar sayesinde ildeki turizm süresi uzamaktadır. İlde turizme katkısı olan cami, kilise, harabe gibi çeşitli tarihi eserler mevcuttur. Kazdağı çevresinde oksijen yoğunluğu fazladır. İlde birçok etkinlik düzenlenmektedir. Dağlık yerlerde dağ sporları yapılmaktadır.

balıkesir kuşcenneti

Yine kıyı yöresinde yelkencilik yapılmaktadır. Ayvalık’ta, Edremit’deki Kazdağları ile Şahinderesi Mevkii’nde ve Merkez’deki Çengeloğlu Mevkii’nde avcılık yapılmaktadır. Avcılığa dair ilde kulüpler de bulunmaktadır. İlde toplam 178 tane sit alanı vardır. Adramytteion, Antandros ve Kizikos gibi arkeolojik sitler, turizm açısından önemlidir. İl sınırları içinde 10 tane müze vardır. Bu müzelerden 2 tanesi Balıkesir Müzesi Müdürlüğü’ne bağlıdır. Yine ilde Balıkesir Ulusal Fotoğraf Müzesi adlı fotoğraf müzesi bulunmaktadır. Merkezdeki Devrim Erbil Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde bulunan Kent Arşivi’nde il ile ilgili birçok kaynağa ulaşılabilir.

balıkesir kuş cenneti milli parkı

Balıkesir Yöresel Yemekleri

Anadolu yemeklerinin yeri bir başkadır. Bunu bütün dünyaya ispatlamış bir milletiz. Bilindiği gibi Anadolu yemekleri dünya çapında meşhurdur. Balıkesir yöresel yemekleri de bunun tabi ki içinde. İşte Balıkesir’in yöresel yemekleri;

Balıkesir Kaymaklısı

  • Höşmerim Tatlısı
  • Bigadiç Güveci (Bigadiç, Balıkesir ilinin bir ilçesidir.)
  • Ayran ve tost – Susurluk
  • Ayvalık Tostu
  • Keşkek
  • Tirit
  • Tavuklu Mantı
  • Lor Tatlısı
  • Balık ve deniz ürünleri
  • Sarımsaklı
  • Börülce
  • Metez
  • Kapama
  • Ayvalık Lor Kurabiyesi
  • Çalkama
  • Hamur Çorbası
  • Kaymak Hamuru
  • Mafiş Tatlısı
  • Düğün Çorbası
  • Peynirli Patlıcan
  • Saçaklı Mantı

Balıkesir Doğal Güzellikler ve Mesire Yerleri

Merkez İlçesi

Değirmen Boğazı Piknik Alanı

Piknik alanı, Balıkesir- Bursa karayolunun 10. kilometresi üzerinde bulunmaktadır. Toplam alanı 250 hektardır. Sahada; girişte satış stantları, içeride kır gazinosu, kafeterya, büfe, çocuk oyun alanları basketbol sahası ve otopark bulunmaktadır. Piknik alanı çam, servi, söğüt, gibi 52 tür ağacı bünyesinde bulunmaktadır.

Necati Sezgin Piknik Alanı

Balıkesir Edremit karayolunun 40. km.’-sinde bulunmaktadır. Sahada büfe lokanta, yağmur barınağı, çeşme, piknik üniteleri gibi ziyaretçilere hizmet verebilecek tesisler yer almaktadır. 45 km hektar büyüklüğünde kızıl çam ağaçlarının bulunduğu sahada sakin ve huzurlu piknik yapmak mümkündür.

Çamlık

Şehir kenarında şehre hakim bir tepedir. Çam ağaçları altında dinlenmek ve piknik yapmak mümkündür.Özellikle gece görünümü çok güzedir. Saha içinde bir adet Restaurant ve halı saha mevcuttur.

Atatürk Parkı

Şehrin merkezinde, çam ve çitlenbik ağaçları ile kaplı parkımız; gazinoları çocuk bahçeleri ve iki büyük havuzu ile geniş bir alana yayılmaktadır.İlimiz Kuvâ-yi Milliye Etkinlikleri ile Altıeylül Milli Fuarı etkinlikleri bu alan içerisinde yapılmaktadır. Atatürk Anıtı da park sahası içinde olup, 6 Eylül 1963’de tamamlanmıştır.

Saat Kulesi

Saat Kulesi 1829 yılında Girit’li Mehmet Paşa tarafından İstanbul Galata Kulesi’nin benzeri olarak silindir şeklinde yaptırılmış idi. 1897 yılındaki deprem nedeniyle yıkılınca, 1901 yılında bugünkü şekliyle yeniden yaptırılmıştır. Kare prizma şeklindeki bina, beyaz kesme taş ile yapılmış ve kabartma işçiliklerle de süslü hale getirilmiştir.En üst kat kubbe ile örtülmüş ve büyük bir çan eklenmiştir. Buranın hemen altındaki katta ise dört yöne de birer saat konmuştur.

Şadırvan

Saat kulesinin yakınında yer almaktadır. 1908 yılında Ömer Ali Bey zamanında yapıldığı sanılmaktadır. Pembe granitten yedi sütuna oturan soğan şeklinde bir kubbe bulunmaktadır. Kemerlerle bağlı sütunların üzerinden yatay bir silme ve saçak yer almaktadır.

Ayvalık İlçesi

Alibey(Cunda) Adası

Ayvalık’ı açık denize karşı kapayan bu adaya bir köprü ile karayolundan geçmek mümkündür. Yazları Ayvalık’tan Alibey Adası’na her saat motor seferleri de yapılmaktadır. Adanın yüksek kesimlerinden boğazların, adaların, iç içe girmiş koylarının güzellikleri seyre değer. Neo – klasik hayranları sessizlik ve doğa ile birlikte olmak isteyenler için en uygun yerdir.Ada merkezinde sıralanmış balıkçı lokantalarında, meşhur Papalina, deniz mahsulleri, mezeleri ve zeytinyağlı ot yemekleri ile akşam yemeklerinin zevki hiç bir yerde bulunmaz.

Çamlık

Şehrin hemen kenarında şehre hakim bir tepedir. Çamlarla kaplı tepede kır gazinoları bulunmaktadır.

Pordoselene Kulesi

Pordoselene Uygarlığı’nın yeri olarak gösterilen Maden Adasının tepesindeki kuledir.

Taşlı Manastır yada Tımarhane Adası

Çamlık Koyunun tam karşısında kocaman bir kayalık ve bu kayalığın dibinde küçük bir bina gibi görünen bir adadır. Tımarhane Adası mucizeleri nedeniyle bu adı almıştır.Adaya zincirlere bağlı olarak çıkanların,akılları başlarında indikleri söylenmektedir.

balıkesir zağnoşpaşa camii

Şeytan Sofrası Ve Öteki Tepeler

Şeytan Sofrası harikulade bir tepedir. Deniz, koylar ve çamlıklar tepeye çıktığınızda ayağınızın altında kalır.Şeytan Sofrası, yuvarlak bir sofra gibidir. Çepçevre sarp kayaların üzerindedir. Gün batımını seyretmek için Şeytan Sofrasına gitmek isteyenler Cumhuriyet alanından dolmuşlarla veya Çamlıktan sonra Sarımsak yoluna devam edildiğinde bir kilometre sonra sağa işaret levhasını görüp döndüklerinde dar asfalt yolu takip edilerek ulaşabilirler.

Tavşan Kulakları Tepesi

Şeytan Sofrası’nın yanı başındaki tepedir. Tepeye çıkıldığında, tavşan kulağı biçiminde, 3 insan boyu yüksekliğinde iki kaya ile karşılaşırsınız. Dipleri toprakta değil, yatay plakamsı bir kayanın üzerinde durmaktadır.Manzarası harikadır.

Çıplak Tepe

Eskilerin Kalın Dağ dedikleri kraterin tepesidir. Çamlık’ taki Tenis Kulübünün arkasına düşer. Zirvesinden koyları ve adaları değişik bir açıdan görme olanağı bulabilirsiniz.

İlk Kurşun Tepesi

Önceki kuşağın “İlyas Peygamber” dediği tepe. Kentin hakim noktasıdır.Cumhuriyet Döneminde, düşmana atılan “İlk Asker Kurşunu Anısına” “İlk Kurşun Tepesi” adı verilmiştir. İlk Kurşun Tepesi de mutlaka çıkılması gereken bir yerdir.

Delikli Taş Ve Kartal Yuvası

Çamlık Koyunda iskeleye gelindiğinde uç kısma kadar yürüyüp,Tımarhane Adasıyla bulunduğumuz yer arasındaki boğaza bakıldığında, ayağınızın altından başlayan , denizin içine ilerleyen kayalıklara eskiler ‘’Kartal Yuvası’’, az ötesinde ve denizden fışkırmış gibi duran delikli, katran rengi kayaya ‘’Delikli Taş’’diyorlar.

Adalar

22 adası olan Ayvalık aynı zamanda bir adalar kentidir. Cunda Adası dışındaki adalarda yerleşim yoktur.

İşte Adaları: Çıplak/ Yuvarlak/ Kamış/ Güneş/ Yumurta/ Kılavuz/ Taşlı/ Yelken/ Yalnız/ Küçük Maden/ Maden/ Alibey(Cunda)/ Hasır/ Dolap/ Kutu/ Balık/ Kayabaşı/ Çiçek / Kız/ Poyraz/ Tavuk.

Edremit İlçesi

Yunus Emre Parkı: Edremit girişindedir.Çay bahçeleri,havuzu ve çiçekleri ile güzel bir dinlenme yeridir. Zeytinyağı Fabrikaları: Sızma ve kontinü denilen sistemlerle zeytin meyvesinin sıkılarak zeytinyağı elde edilen fabrikalar şehir merkezinde görülebilir.Ayrıca zeytin,zeytinyağı,sabun gibi ihtiyaç maddeleri ticareti yapan bir çok dükkan ve mağazalar görülmeye değerdir.

Akçay

Özellikle deniz turizmi açısından büyük önem taşıyan Akçay’da, bir çok otel,motel,tatil köyü ve kamplar mevcuttur.Bunun yanı sıra eğlence yerleri,yeme-içme tesisleri bulunmaktadır. Her yıl Ağustos ayı içerisinde Akçay Belediyesince Zeytin Festivali düzenlenir. Denizden Fışkıran Tatlı Sular Akçay’ın en büyük özelliği içme suyunun çok bol oluşudur.Bunun bir kanıtı da denizden fışkıran artezyen sularıdır.Akçay iskelesinin sağ ve sol taraflarında etrafı taşlarla çevrili tatlı su artezyenlerini görebilirsiniz.

Sarıkız Heykeli

Akçay’ın merkezi Barbaros Meydanında Turizm Danışmanın ön kısmındadır.Sarıkız anısına Edremit Belediyesi tarafından yaptırılan heykelin önündeki havuza Sarıkız’dan dilekte bulunanlarca bozuk para atılır.Sarıkız türbesi de Kaz dağı’nın zirvesinde Sarıkız Tepesinde bulunmaktadır.

Altınoluk İlçesi

İzmir-Çanakkale yolu üzerinde bulunan Altınoluk Edremit’e 25 km.Akçay’a 17 km. uzaklıkta olup önemli turizm beldelerinden biridir.Doğusundaki 215 metrelik bir tepenin üzerinde bulunan antik Antandros kentini çıkarma çalışmaları devam etmektedir.Altınoluk Anfi tiyatroda çeşitli kültür ve sanat festivalleri sürdürülmekte ve Ağustos ayı içerisinde Altınoluk Festivali düzenlenmektedir.Altınoluk’ta dağ kısmında çay bahçeleri,sahil kesiminde de konaklama,yeme-içme ve eğlence yerleri yer almaktadır.Günlük tekne turları düzenlenir.

Şahinderesi Kanyonu

Altınoluk sınırları içinde bulunan kanyon oksijen yoğunluğu açısından dünyada Alplerden sonra % 55 le ikinci sıradadır. Kazdağları’nın Altınoluk bölgesi eteğinde bulunmaktadır. Altınoluk’u tepeden görür.Temiz kaynak suları olan bol ağaçlı bir piknik yeridir.Ayrıca bir konaklama tesisi ve restoranı bulunmaktadır.

Subaşı

Altınoluk’un 2.5 km batısında Doyran Köyüne çıkan yolun 500 m sağında şehir içme kullanma suyunun sağlandığı kaynağın başıdır. Asırlık çınar ve ceviz ağaçlarının gölgelediği Subaşı’nda çağlayan suyunun serinliğinde oturabileceğiniz kır gazinoları vardır.

Bent

Altınoluk’un 2 km doğusunda Şahin dere’nin düzlüğe çıkış noktasındadır. Belediye tarafından 40 yataklı bir otel yaptırılmıştır.

Mıhlı Çayı

Balıkesir- Çanakkale il sınırındadır.Altınoluk-Küçükkuyu istikametinde Altınoluk’tan 5 km. ileridedir. Mıhlı Çayı’ndan iç kısımlara doğru gidildiğinde Baş değirmen Mevkii gelir.Baş Değirmen Köprüsü Roma mimarisi ile yapılmış olup, eski zamanlarda Truva’ya giden tek ulaşım yoludur.Bugün ise yöredeki zeytinliklere ve trekking yapanlara yol vermektedir. Bu mevkide ayrıca küçük göletler ve şelaleler bulunmaktadır.

Güre

Akçay’dan 4 km. ilerisinde, Çanakkale yolu üzerindedir. Kazdağı eteklerinde bulunan belde , özellikle sıcak suları ile ünlü termal turizm yöresidir. Çeşitli hastalıklara şifa olan 64 derecedeki kaplıca suyu, tesisleri ile yıl boyunca yerli ve yabancı turistlere açıktır. Belde merkezinde bulunan mini amfi tiyatroda çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri yapılmakta, ayrıca Ağustos ayı içerisinde, Güre Sarıkız etkinlikleri, Güre Belediyesi tarafından organize edilmektedir. Pınarbaşı piknik yeri, Milli Park’ın rekreasyon alanlarından olup,otoparkı mevcuttur.Piknik için idealdir.

Güre Gelinçamı Piknik Yeri

Güre Köyü’ne 3 km mesafede halka açık bir piknik yeri Güre’den itibaren yeni açılan yol ile ulaşılabilir. Her yıl Güre Belediyesince yapılmakta olan Sarıkız etkinliklerinin bir bölümü burada yapılmaktadır.

Pınarbaşı Pik.Alanı

Güre Köyü sınırları içinde Akçay’a 6 km mesafede bir piknik yeridir. Yamaçtan akan bol ve buz gibi su yaz aylarında serinlemek için ideal bir köşedir. Orman Müdürlüğü’nce işletilmektedir. Ayrıca piknik alanı içerisinde Alabalık üretilen bir çiftlik bulunmaktadır.

Zeytinli Çay Bahçesi: Zeytinli Çayı’nın kenarında bulunan bu piknik ve mesire yeri, Zeytinli merkezden 500 metre ileridedir.

Sutüven Çağlayanı: Zeytinli-Beyoba üzerinden ulaşılan çağlayan görülmeye değer yerlerdendir. Kızılkeçili Çayı üzerindedir.

Hasan Boğuldu: Kızılkeçili Çayı üzerinde bulunan Sutüven Çağlayanının biraz ilerisinde doğal kayanın havuz haline dönüştüğü güzel bir piknik yeridir.Masa ve oturacak yerler vardır.

Zeytinli: Akçay-Edremit karayolundan 2 km. içeride bulunan Zeytinli Beldesi Kazdağı eteklerinde kurulmuş şirin bir kasabadır. Mehmet alan Köyü’nden Kazdağı’ nın zirvesine ulaşılır. Hasan Boğuldu ve Sutüven Şelaleleri hemen Zeytinli’ n in 1-2 km. üstündedir. Beyoba Köyü’ den sonra bu şelalelere ulaşılır. Zeytinli’ de eski sistem zeytinyağı elde edilen fabrikaları gezebilirsiniz.

Zeytinli Altınkum Mevkii:
Zeytinlinin Akçay bölgesinde bulunan Altınkum mevkii; belediye plajı,çay bahçeleri,otel,motel,pansiyon yeme-içme tesisleri ve eğlence yerleri ile turizme hizmet sunmaktadır.

Kızılkeçili-Çağlayan:
Kızılkeçili Çayı Sarıkız yaylasından çıkarak, derin ve geniş bir vadide ilerleyerek Kızılkeçili Köyü’nün yanından geçer. Kızılkeçili Akçay’a 2 km. uzaklıktadır.Çağlayan piknik yeri köyün hemen yanı başındadır.Çay kenarı piknik için son derece elverişli olup,ulu ağaçların gölgelediği şirin bir köşedir.Akçay-Kızılkeçili arası yürüyüş yapmak isteyenler için son derece uygundur. Köyün merkezinde ayrıca şirin bir çay bahçesi mevcuttur.Sutüven Şelalesine bu köy üzerinden de ulaşmak mümkündür.

Edremit Hanlar Mevkii:
Edremit’ten 25 km. uzaklıkta Kalkım yolu üzerinde ulu çınar ve çam ağaçlarının gölgesi altında sıcak yaz aylarında serin havayı soluyabileceğimiz ve aynı zamanda piknik yapabileceğimiz geniş bir alandır.Devamlı akan buz gibi suyu masa ve sandalyeleri ile çocuklar için kurulacak hamaklarla huzurlu bir tatil günü geçirebileceğiniz bir yerdir.Hanlar Mevkiine gelmeden önce Edremit’ten 14 km. sonra Talim Alanı denilen mevkii de halka açık piknik yeri olarak düzenlenmiştir. Masa,WC ve çeşmeler mevcuttur.

Çamlıbel-Şarlak Piknik Yeri:
Akçay’dan 6 km. ileride Çanakkale yolu üzerinde bulunan Çamlıbel Köyü, Kazdağ eteklerinde kurulmuş şirin bir köydür. İdaköy Çiftlikevi, Zeytin-bağ gibi küçük dağ tesisleri mevcuttur.Köyün hemen üst tarafında Şarlak Piknik yeri muhteşem deniz ve dağ manzarasında yemek yiyip piknik yapabileceğiniz şirin bir köşedir.

Kavlaklar:
Güre’den Altınoluk istikametine giderken sağa dönüldüğünde Kavlaklar Köyü’ne yönelmiş olursunuz.Burada hizmet veren Ali Baba’ nın yerinde muhteşem bir manzara eşliğinden piknik yapabilir veya buradaki servisten yararlanabilirsiniz.Ali Baba’ nın yerinin diğer adı “KÖRFEZİN BALKONU” dur. Güre’ nin sahil kısmında Orman Bakanlığı’nın kampı bulunmaktadır. Kamp için son derece idealdir, konaklama ve yeme-içme tesisleri vardır.

Bandırma İlçesi

Atatürk Parkı: Bandırma limanının arkasında, Erdek yolu üzerinde yer alan ve bölge halkı tarafından Ziraat Bahçesi olarak bilinen Atatürk Parkı,yeşil ve ormanlık olan bu yer Bandırmalıların gezi ve piknik yaptıkları yerdir.
Atatürk Parkı şehrin dışında yer almaktadır. Bandırma sanayi’i şehri olma yolunda hızla ilerlemektedir. Bu nedenle de kentin etrafındaki bitki örtüsü fazla korunamamıştır. Şehrin merkezinde ve yakınında var olan az sayıdaki ağaç da çevredeki fabrika atıklarının kurbanı olmuştur. Bandırma’da ve yakın çevresinde bu büyüklükte ağaçlık alan sayısı yok denecek kadar azdır.

Bigadiç İlçesi

Yörücekler: Bigadiç’e 7 km Simav çayı kenarında, Yörücekler Köyü’nün tam karşısında devasa çınar ağaçlarının çardak gibi örttüğü 20 dönümlük geniş bir alan. Hafta sonu, arabasına mangalını, yiyeceğini, içeceğini koyan buraya gelerek yemyeşil çınar gölgesinde su sesi, kuş cıvıltısı içinde tabiatla koyun koyuna olmanın hazzını yaşarlar.

Cevizli:
Balıkesir-Bigadiç yolu üzerinde ve Bigadiç’e 3 km mesafededir. Çok geniş bir çim alan, ceviz ağaçlarının gölgelediği enfes bir dinlenme yeri. Belediyemizin tuvalet ve çeşmelerle tamamladığı bu güzel mesire yerinde yere hiçbir örtü ve yaygı sermeden yumuşacık çimlerin üzerine sere serpe uzanabilirsiniz.

Bigadiç Kalesi :
İlçemizin doğusunda bulunan tepe üzerinde MS.. XI. yüzyılda Bizanslılar tarafından yapılmış Achyraos Kalesinin harabesi bulunmaktadır. Yunan işgali döneminde karargah olarak kullanılan kalenin dış surları, yılların tahribatına rağmen günümüze kadar gelebilmiştir.

Hisarköy:
İlçe merkezine 23 km. mesafede bulunan Hisarköy’ün etrafı antik kalıntılarla kaplıdır. Köy içinde Tonozlu köprü ve tüneller, postamentler, tiyatro ve yazılar dikkate alındığında buranın, Roma devrinde mühim bir kaplıca merkezi olduğuna işaret eder. Yıllarca yabancı arkeologların ilgisini çeken ve araştırmalarına konu olan Hisarköy hakkında en kapsamlı çalışmayı 1979 yılında Alman arkeolog Elmar Schwerthein yapmıştır. Roma dönemine ait bir çok kalıntının bulunduğu Hisarköy, ülkemizin vitrine edilmemiş ilginç turistik yerlerindendir.

Burhaniye İlçesi

Ören:
Yalnızca tarihi değil aynı zamanda Doğal Sit Alanı olan Ören’deki asırlık palamut ağaçlarının, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tek tek numaralandırılarak koruma altına alınması ile YEŞİL ÖREN kimliği de güvence altına alınmıştır. Tertemiz suyu ve ince kumu ile ünlenen Ören Plajı, 2000 yılında bu ününü Avrupa Çevre Eğitim Vakfı (Feee) tarafından verilen ve artık tüm dünyada “Denize Girilebilirlik Ölçütü” olan Mavi Bayrak ile tescil ettirmiştir.

İskele Mahallesi : Güzel bir balıkçı köyü görünümündeki İskele Mahallesi Yat Limanının bitmesiyle birlikte apayrı bir kimliğe bürünmüş ve geleceğin yat turizmi merkezi olma yolunda ilk adımı atmıştır. Sahildeki balıkçı lokantaları , çay bahçeleri ile ayrı bir özelliğe sahiptir. Denize de girilebilmektedir.

Öğretmenler Mahallesi :
Pek çok turistik konaklama , eğlence , yeme-içme, alışveriş ve dinlenme tesislerinin bulunduğu bir sayfiye yeridir. Çok geniş ve güzel bir kumsala sahiptir.

Seklik Çamlığı : İlçe merkezine 3 km. uzaklıktaki Seklik Çamlığı, zeytin ve çam ağaçları ile kaplı doğal bir mesire yeridir.

Ayaklı Kır Bahçesi : Burhaniye – Ören güzergahında , Ören sınırında bulunan Ayaklı Kır Bahçesi yeşilliklerle kaplı ve bol su kaynaklarına sahip bir mesire yeridir.

Taylıeli Köyü :
İlçe merkezine 7 km. , İskele Mahallesine ise 1,5 km. uzaklıkta olan Taylıeli Köyü Burhaniye açısından tarihi öneminin yanı sıra tüm körfeze hakim manzarası ve doğal köy ortamıyla da eşsiz bir dinlence yeridir. Gündüz yeşilin bin bir tonu , akşam güneş batışının muhteşemliği , gece de körfez ışıklarının denizdeki parıltıları en güzel buradan izlenebilir.

Dursunbey İlçesi

Suçıktı Mesire Yeri: Kaynağın geçmişteki yeri tarihi bilinmemekle birlikte, akış yönüne bıraktığı kireç çözeltilerinin kalınlık ve şekillerine göre en az 10 asırlık geçmişi olabileceği tahmin edilmektedir. Bu mesire yerindeki çınar ağaçlarının yaşları da bu tahmini doğrulamaktadır. Yurdumuzda herkesin gezip göreceği ender güzellikte yerlerin başında gelmektedir. Burada bir kafeterya ve alabalık lokantası mevcuttur.

Saz Mesire Yeri:
İlçenin içinde oldukça geniş bir yeşil alan olan saz mesire yeri, kavak ağaçları ile dolu kenarında Suçıktı deresinin aktığı güzel bir dinlenme alanıdır. Burada bir aile gazinosu, halı saha ve yüzme havuzu tesisi vardır. İlçenin geleneksel panayırı burada yapılmaktadır.

Çınarlı Pınar Mesire Yeri:
İlçe merkezine yaklaşık 3 km mesafede bulunan içme suyu kaynağının çevresinde eşsiz çam ağaçlarının bulunduğu yeşil bir alan ve dinlence yeridir.

Orman İçi Dinlenme Yerleri:
İlçede doğal güzellikler sahip yerlerde Orman İşletmesi tarafından mesire yerleri ve dinlenme evleri yapılmıştır.

Yayla Tesisleri: Orman İşletme Müdürlüğü’nün Sakız Köyü civarındaki Yayla İşletme Şefliği idare binası yanında tesis edilmiştir. Civarındaki geyik karaca bakım istasyonu vardır. Merkeze uzaklığı 30 km olup 14 yatak kapasitelidir.
Değirmenek Tesisleri:
Alaçam İşletme Müdürlüğü Değirmenek Şefliği bünyesinde bir misafirhaneden ibarettir. Merkeze uzaklığı 26 km olup, 10 yatak kapasitelidir.

Alaçam Tesisleri:
Alaçam İşletme Müdürlüğü Alaçam Şefliği bünyesinde bir misafirhaneden ibarettir. Merkeze uzaklığı 28 km olup, 15 yatak kapasitelidir.

Candere Tesisleri: Orman İşletme Müdürlüğü’ nün Candere Şefliği bünyesinde bir misafirhaneden ibarettir. Merkeze uzaklığı 35 km olup, 10 yatak kapasitelidir.

Gölcük Şefliği:
Alaçam İşletme Müdürlüğü Gölcük Şefliği bünyesinde bir misafirhaneden ibarettir. Merkeze uzaklığı 30 km olup, 80 yatak kapasitelidir.

Faruk Şeker Orman içi Dinlenme Tesisleri:
Dursunbey İşletme Müdürlüğü idare binası üzerindeki çamlık alanda kır gazinosu ve piknik yeri ünitelerinden oluşmuştur.

Gömeç İlçesi

Atatürk Kayalıkları: İlçemizin içinden geçen Çanakkale-İzmir yolu üzerinde sağ taraftaki dağlara dikkatlice bakıldığında, Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN heybetli profili görülür.

Koca Çınar: İlçemize 8 km uzaklıkta, Ulu beyler Köyü’nde 850 yaşında çevresi 12 m olan çınar ağacı.

Kız Çiftliği:
İlçe Merkezinin 3 km kuzey batısında Edremit körfezinin Antarak Burnu ile Kara Tepe Burnu arasında kalan koyun kıyısında höyük üzerine bulunan tarihi bir çiftlik evi doğal yapısıyla görülmeye değerdi.

Gönen İlçesi

Alacaoluk Kalesi: Gönen’in batısında Alacaoluk Köyü yakınındadır. Şu anda temel kalıntılarından izler bulunmaktadır. Gönen’e 15 km uzaklıktadır.

Baba kaya Kalesi:
Gönen’in 7 km kuzeybatısında kalan kalenin kalıntıları belli belirsizdir. Granit taşlarından yapılmıştır. Mesire yerleri olarak; İlçeye 21 km uzaklıktaki Yeşil Değirmen ile 7 km uzaklıktaki Dereköy ve 8 km uzaklıktaki Armutlu’ dur.

Havran İlçesi

Çınarlıhan: İlçeye 18 km uzaklıkta, Havran- Yenice yolu üzerinde bir mesire yeridir. Tamamen çamlık olan bu yere ismini veren asırlık çınarları, soğuk ve bol suları ünlüdür. Ayrıca Kumluca Mevkii’ndeki şelaleler görülmeye değer.

Serhat:
Havran ’ın 2 km kuzeydoğusunda asırlık kızılçam ağaçları ile kaplı mesire yeridir. Özellikle Hıdrellez’den bir ay önce başlayıp Hıdrellez’e kadar tüm halk buraya gelir. Eybek suyu da getirtilerek halkın rahat kullanımına açılmıştır.

Eybek Kulesi: Eybek orman yangınları gözetleme kulesi 1980 yılında yapılmıştır. Çınarlıhan Orman İşletme Şefliği’ne bağlıdır. 920 m yükseklikte olan kulenin bulunduğu yöreye ‘kale’ mevkisi denilmektedir. Bütün Edremit ve Havran Ovası ile Thebe şehri harabeleri buradan görülmektedir. Etrafı karaçam, meşe ve yer yer kestane ağaçları ile kaplıdır.

İnönü Mağaraları:
Havran çevresinde prehistorik (tarih öncesi) kültürün aydınlatılmasında rol oynayan en önemli yerdir İnönü Mağaraları. İlçenin yaklaşık 8 km güneydoğusunda yer alan mağaralar 381 m rakımlı Kocaçal Tepesinin kalker yapılı sarp güney yamaçlarında Havran çayının kuzeyinde İnboğazı’ nın batı ağzında yer almaktadır. İnönü Köyü yakınlarında bulunan ve ‘Devadamı, Karanlık, Aydınlık ve Andık’ mağaraları adını taşıyan bu mağaralarda, en esaslı araştırma 1949 yılında İ.Kılıç KÖKTEN tarafından yapılmıştır. Söz konusu mağaraların en büyüğü olan Karanlık Mağara’da çalışmaya başlayan KÖKTEN, mağaranın yukarıdan aşağıya tespit ettiği üç tabakadan ikincisinde Grek-Roma malzemesine rastlamıştır. Bu seviyelerin bir köşesinden toplu olarak pişmiş topraktan yapılmış içleri boş eli davullu karnında aslan kabartması bulunan, su taşıyan ve çeşitli başlıklı kadın erkek adak heykelcikleri çıkmıştır.

İvrindi İlçesi

Kayapa Beldesi Kızılcık mevkii piknik alanı, Gökçeyazı beldesi belediye bahçesi ve Milli Egemenlik Koruluğu, Madra Dağı(Alabalık doğa yürüyüşü), B.Yenice Beldesi Asar kalesi Gömeniç Kalesi, Deliktaş Kaleoba Köyü görülmeye değer yerlerdendir.

Kepsut İlçesi

Kışla; Tekke ışıklar Köyü üzerinde, eski yıllarda Ziraat Mektebi ve Askeri Kışla olarak kullanılan mekan, taş duvarları mevcut olup piknik ve tarihi amaçlı çevre düzenlemeleri yapılmış, mesire yeri olarak kullanılmaktadır.

Elma Gediği;
Serçe Ören Köyü’ne bağlı mahalle olarak yerleşim birimi kurulmuş, diğer yörelere göre farklılık arz etme olup, alabalık üretme çiftlikleri bulunmaktadır.

Su Uçtu:
Elma gediği Mevkiinden 12 km sonra olup, oldukça yüksek bir tepeden akan bir şelale mevcuttur, bu nedenle su uçtu olarak anılmaktadır. Piknik yeri de mevcuttur.

Dereli Köyü Piknik Yeri;
Mekan, ilçeye 10 km uzaklıkta olup, Simav Çayı bitişiğindedir. Alabalık ve tatlı su balıkları bulmak mümkündür.

Kepsut Su Çıktı Mesire Yeri:
Gelendoros Dağı Eteğinde Farklı bir mekan Kepsut – Dursunbey İlçe Sınırının buluştuğu yerde (Eski Dursunbey – Kavacık Yolu üzeri)

Sındırgı İlçesi

Kertil- Çamurlu: Balıkesir –İzmir karayolu üzerinde yer alan dinlenme tesisi, orman içinde yer almaktadır ve Sındırgı İlçesi’ne 8 km uzaklıktadır. Günübirlik olarak düzenlenmiş piknik alanları ve restaurantlar mevcuttur.Çaygören Barajı, Kuvâ-yi Milliye Anıt parkı ve tarihi Cüneyt köprüsü ile Emendere ve Hisaralan kaplıcaları da görülmeye değerdir.

Manyas İlçesi 

Gezi Yeri ilçemize bağlı Soğuksu Köyü’nde bulunan Kale kalıntıları, Mesire yeri olarak da Cumhuriyet Köyü hudutlarında bulunan Ketenlik Mevkiidir.

Susurluk İlçesi

İlçede gezilebilecek yer olarak Çataldağ içerisinde Aygır Çeşmesi, Bıçkı Deresi, Farafat orman içi yerleri vardır. Mesire yeri olarak; Çaylak, Yahyaköy Yandım Çavuş ve Günaydın Göleti çevresi görülmeye değer.

Erdek İlçesi 

Çakıllı olmayan altın renkli kum şeridinin baştan başa sardığı Erdek sahilleri, Türkiye’nin en güzel tabii plajlarındandır. Narlı, Ocaklar ve İlhan Köyü tabii kumsallarla çevrilidir. Erdek’e 1 km uzaklıkta bulunan Apostol(Çifte Oluklar) Seyitgazi(Adak) Tepesi, Palata Çeşmesi, Muhla Kalesi başlıca mesire yerlerindendir.Ayrıca kıyı şeridi boyunca uzanan Ocaklar, Narlı, İlhan Köyleri ve Paşalimanı Adası gezilip görülmeye değer yerlerdir.


Şehir Surları:
Aşağı Yapıcı yolundan gidildiği takdirde köy yakınındaki Demirkapı Mevkii’nde bazı şehir suru kalıntıları görülür. Bu kalıntılar Erdek Körfezi’ne kadar uzanır.

Kaleler :
Seyitgazi Tepesi’nde sekiz adet kale vardır. Ayrıca 5 km kuzeyinde Muhla Kalesi bulunmaktadır.

Marmara Adası

Ada, yeşille mavinin kucaklaştığı doğal plajlarla kaplıdır. Avşa, Ekinlik Adaları ile dibi mermer olan Saraylar Köyü’ndeki mermer plaj, en ilgi çekici olanlarıdır.
Avşa Adası’nın dört bir yanının koylarını her gün gezi motorları ile veya kendi vasıtanızla gezebilirsiniz Bunlardan en ünlüleri Çınar Koyu,Mavi koy, Değirmen, Manastır, Beyaz Saray, Kumburnu, Kumtur, Yiğitler’dir.

Balıkesir’in Müzeleri ve Ören Yerleri

Antik Kent kazı alanları

Kyzikos – Erdek
Deasklaion – Bandırma/Ergili
Saraylar – Marmara
Antandros – Edremit/Altınoluk

Antandros (Edremit-Altınoluk) Antik Kenti

Mysia’da İda Dağı eteğinde çok eski bir şehirdir. Adramytteion’un denize bakan çıkıntısının kuzey kenarında, Alkaios’a göre bir leleg yerleşimi, Skepsis’li Demetrios’a göre bir Kilikya kuruluş; Herodot’a göre bir Pelasg yerleşimi; Thukydides’e göre bir Aiol yerleşimi. Edonis ve Kimmeris gibi yan adları da vardır. Bu adların, Aristoteles’e göre Antandros’u işgal eden kavimlerden kaynaklanması gerekmektedir. Diğer bir söylentiye göre de; buradan sonradan kovulan Andria’lılar tarafından kurulmuş olmasıdır. Antandros bölgesinde, sikkelere göre Astria’nın doğusundaki Asponeus’da , İda dağlarından elde edilen ve özellikle gemi yapımında kullanılan ağaç (Odun-Kereste) ticareti ileri düzeydeydi.

Kuva-yi Milliye Müzesi

Milli Mücadele çalışmalarına karargâhlık etmiş eski belediye binasının, müze olarak açılması için Belediye l985 ve l986 yılında harekete geçmiş ve iki meclis kararı çıkarmıştır. Daha sonra bu binanın süresiz kullanım hakkı Kültür ve Turizm Bakanlığı, Eski Eserler Genel Müdürlüğü’ne devredilmiş ve bu konuda Balıkesir Valiliği ve Belediye Başkanlığı arasında protokol imzalanmıştır. Daha sonra 1987 yılında Müze Müdürlüğü’nün kurulmasından sonra, restorasyon çalışmalarına hız verilmiş, ve eser toplama çalışmaları bitirildikten sonra, müze 6 Eylül 1996 tarihinde hizmete açılmıştır. 2008 yılında Müze Teşhir Binası ile Teşhir Tanzimi yeniden elden geçirilerek 26 Aralık 2008 tarihinde bugünkü haliyle tekrar hizmete açılmıştır.

Bandırma-Arkeoloji Müzesi

Kyzikos antik kenti ve Daskyleion ören yeri buluntularının sergilenmesi amacıyla Bandırma Müze Yaptırma ve Yaşatma Derneği tarafından kurulan ve Kültür Bakanlığı’na devredilerek yeniden inşa edilen müzede iki teşhir salonu, bir laboratuar, kütüphane ve konferans salonu bulunmaktadır. Katalogun hazırlandığı tarihte ziyarete açılmamış olan müzede, Daskyleion’a özgü Anadolu Pers sanatının özelliklerini taşıyan antemionlu ve frig yazıtlı mezar stelleri, kazılarda çıkarılan Pers etkili pişmiş toprak kaplar ile Kyzikos antik kendinden ve civardan elde edilen mezar stelleri sergilenecektir.

Balıkesir Kaz Dağı (İda Dağı)

Edremit Körfezi’nin Kuzeyinde bulunan Kaz dağları 21.300 hektarlık alanıyla deniz ve yeşilin tarihi dengeler ile doğanın kucaklaştığı zengin fauna ve florası ile ülkenin görülmeye değer yerlerindendir. Kazdağlarına ilçenin dört noktasından ulaşılabilir. Bunlar Zeytinli, Kızılkeçili Köyü, Güre Köyü ve Altınoluk istikametinden çıkan orman yollarıdır.

Balıkesir – Kazdağı Milli Parkı

Kazdağı Milli Parkı

Yeri: Balıkesir ili, Edremit İlçesi sınırlarında, Edremit Körfezi’nin kuzeyinde bulunanmaktadır.

Ulaşım: Milli Park alanına, Balıkesir’den 230 nolu, Çanakkale’den 24 nolu karayolu ile ulaşılmaktadır. Saha, Çanakkale’ye 123 km.,Balıkesir’e 92 km. mesafededir.

Yörenin Tarihçesi: Kazdağı tarih öncesi yıllarda da çeşitli medeniyetleri barındırmış muhtelif tarihlerde kentler, kasabalar kurulmuş ve yıkılmıştır. Bilinen tarihi MÖ 2000 yıllarında başlar. Bu tarihlerde Thebe şehri, Lyrnessos şehri, Khrysa şehri, Killa Şehri, Anderia şehri, Antandros şehri, Adramytteion şehri, Astrya şehri, Gargara şehri gibi şehirler kurulmuş bunlardan bir çoğuda Truva savaşları sırasında yok edilmişlerdir. Homeros İlyada’sında İda Dağı ( Kazdağı ) için ‘Bol pınarlı vahşi hayvanlar anası’ diye bahsetmektedir. Kazdağı’nın heryerinden kaynaklar çıkmaktadır.

Özelliği: Ege Bölgesi ile Marmara Bölgesini birbirinden ayıran,antik çağlarda “İda Dağı” olarak anılan Kaz Dağı, Biga yarımadasının en yüksek kütlesidir. Kaz Dağının üzerine yerleşmiş, kuzey-güney istikametine uzanan derin vadi ve kanyonları, flora ve fauna açısından zengin bir potansiyel arzetmekte, özellikle de bitki örtüsünün taşıdığı biyolojik çeşitlilik ana kaynak değerini oluşturmaktadır.

Hayvan Türleri: Ayı, Karaca, Yaban Kedisi, Su Samuru, Sincap,Yarasa, Kirpi, Tavşan, Porsuk, sansar, Tilki, Yaban Domuzu, Kartal, Doğan, Atmaca,Şahin, Keklik, Tahtalı, Çulluk ve Balık cinsleri, Alabalık ve sazan türleri bulunmaktadır.

Bitki Örtüsü: Üst tabakada 600-700 rakımlar arasında Kızılçam hakimdir. Üst rakımlarda Karaçam, Kayın, Göknar asli ağaç türleridir. Kestane Meşe, Kızılağaç, Çınar ağaçları bulunmaktadır. Alt tabakada Sistus(Laden), Erika, Karaçalı, Böğürtlen, Sarmaşık bitkileri ile Kekik, Adaçayı, Sumak gibi tıbbi bitkiler açısından da çok zengindir. Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Milli Parkın bitki zenginliği ve doğal peyzaj değerlerini sunduğu vadilerde düzenlenen günübirlik kullanım alanlarında, günübirlik rekreasyonel hizmetler sunmaktadır. Milli Park mahalli yetkilerinin göstereceği kontrollü noktalarda çadırla ve karavanla konaklama yapılabilir.

Balıkesir’in Camileri ve Kiliseler

Zağnos Paşa Camisi (Paşa Camisi) ve Külliyesi      (Merkez)

Kentin merkezinde, Mustafa Fakıh Mahallesi’nde, çarşı içerisinde yer alır. Cami, türbe ve hahamdan oluşan bir külliye durumundadır. Fatih Sultan Mehmet’in vezirlerinden Zağnos Mehmed Paşa tarafından 1461’de yaptırılmıştır. Külliyeden sadece hamam orijinal durumunda günümüze gelebilmiştir. 1897 yılında yıkılan cami ve türbe 1908’de Balıkesir mutasarrıfı Ömer Ali Bey tarafından yeniden yaptırılmıştır.

Balıkesir’in en büyük camisi olup, kare plânlıdır. Düzgün yontma taş ve kesme taştan yapılmıştır. Ortada dört ayak üzerine oturtulmuş merkezi bir kubbe etrafında dört adet köşe kubbesi ve aralarında yarım daire tonozlar yerleştirilerek yapılmıştır. Caminin son cemaat yeri yoktur.

Yıldırım Camisi (Eski Cami) ve Külliyesi      (Merkez)
Yıldırım Mahallesi’nde yer alan Cami , Balıkesir’in en eski Osmanlı yapıtıdır. Yapım kitabesi bulunmamaktadır. Ancak çeşitli kaynaklardan ve vakfiyesinden 1388’de Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Oldukça büyük bir avlu içerisinde Medrese ve imaret ile birlikte külliye durumundadır. 1818’de ve 1897 depreminden sonra onarım görmüştür. Caminin içi dikdörtgen planlı olup, beşer sütunlu iki diziyle üç nefe ayrılmıştır. Kaidesiz olarak konan bu devşirme sütunların başlıkları da devşirme malzemedendir. Altısı bizans, üçü Osmanlı üslubunda, biri de eski bir kaide biçimindedir. Camide çevredeki yıkıntılardan alınmış devşirme mimari parçalar kullanılmıştır. Duvarları geniş derzli kesme taştandır. Sadece batı duvarında tek sıra tuğla vardır. Dış yüzeylerde yer yer ilk yapının izlerine rastlansa da, genel görünümüyle Geç dönem özelliklerini taşımaktadır. Çatısı kiremitle örtülüdür.

Alaca Mescit Camisi      (Merkez)
Kitabesi günümüze ulaşamadığından yapım tarihi ve banisi belli değildir. Son onarımını 1911’de geçirmiştir. Tarihi yönden önemli olan camide Balıkesir’deki Kuvay-i Milliye Hareketi’nin ilk kararları alınmıştır (1919). Tahtalı Cami      (Merkez)
Dinkçiler Mahallesi’ndeki cami, 1452 yılında yapılmıştır. Kim tarafından yaptırıldığı kesinlik kazanamamıştır. Günümüze bu ilk yapıdan yalnızca minaresi gelebilmiştir. 1513 depreminde yıkılmış ve sonra yenilenmiştir. Dikdörtgen plânlı bir yapıdır.

Kasaplar Camisi      (Merkez)
Kasaplar Mahallesi’nde bulunmaktadır. Kitabesine göre 1649 yılında yapılmış, depremlerden zarar görmüş, 1811, 1894 ve 1901 yıllarında onarılmıştır. Kare plânlı küçük bir cami olup, zemindeki klâsik tuğla döşemeler ilk yapıldığı dönemden kalmıştır.

Şeyh Lütfullah Camisi      (Merkez)
Lütfullah Mahallesi’nde yer almaktadır. Cami 1429’da yapılmıştır. XVI.yüzyılda Hacı Bayram-ı Veli’nin arkadaşlarından Şeyh Lütfullah tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. Orijinal konumu ile günümüze gelemeyen cami, 1907’de yenilenmiştir. Dikdörtgen plânlı kesme taş bir yapıdır. Son cemaat yerine üç basamaklı bir merdivenle çıkılır. Cephesi son cemaat yerinin üstüne rastlayan kadınlar mahfilinden ötürü iki katlı bir görünümdedir. İbadet yeri, düz ahşap bir çatı ile örtülü olup, mihrap duvarına dört, duvarlara da üçer pencere açılmıştır. Mihrap taştan, minberi ise ahşaptandır. Tek şerefeli kesme taş minaresi kare bir kaide üzerine silindirik biçimde oturtulmuştur. Caminin avlusunda sekiz köşeli, üzeri saçaklı bir kubbe ile örtülü şadırvanı bulunmaktadır.

Hakkı Çavuş Camisi      (Merkez)
1352 tarihinde yapılmıştır. Günümüze orijinal durumda ulaşamamıştır.

Hacı Ali (Alibey) Camisi      (Merkez)
1319’da yapılmış, 1952’de onarım görmüştür.

Karaoğlan Camisi      (Merkez)
Karaoğlan Mahallesi’ndedir. Gazi Süleyman Paşa ile Rumeli’ye geçen Karaoğlan isimli birinin 1356’da yaptırdığı söylenmektedir. Günümüze orijinal biçimiyle gelememiş olup, bugünkü yapı 1908 yıllarına aittir.

İbrahimbey Camisi (Haci Arifağa Camisi)      (Merkez)
Hisar İçi Mahallesi’nde Alaca Sokak’tadır. Giriş kapısı üzerindeki yazıtından 1465’te Zağnos Paşa’nın oğlu Mehmet Çelebi tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Sonraki yıllarda yıkılan cami, 1739’da Yahşi Bey’in oğlu İbrahim Bey tarafından yenilenmiş, 1899’da da Hacı Arif Ağa tarafından onarılmıştır. Cami kesme taştan kare plânlı olup, ahşap kiremitli bir çatı ile örtülüdür. Avlu girişinde XIX.yüzyılın ampir üslubunda, son derece güzel bezemeli taş bir kapısı bulunmaktadır. Bezemelerde yaprak motifleri ve çiçekler dikkati çekmektedir. İki yanındaki yüksek kaideler üzerinde yivli sütunlar, Maşallah yazılı başlıklar bulunmaktadır. Caminin son cemaat yeri daha geç devirlerde eklenmiştir. İbadet mekânı oldukça sade olup, mihrabın iki yanında iki pencere bulunmaktadır. Mihrap mermerden, minber ise ahşaptır. İkinci katta kadınlar mahfili ve buradaki ahşap sütunlar üst örtüyü taşımaktadır. Dört köşeli bir kaide üzerinde, pembe köfeki taşından üç şerefeli minaresi yakın tarihlerde yapılmıştır.

balıkesir karesi türbesi

Yeşilli Cami (Hisariçi Camisi)      (Merkez)
Eski Kuyumcular Mahallesi’ndeki camiyi kimin yaptırdığı bilinmemektedir. Yalnızca cami üzerindeki yazıttan Külahçızade Hacı Mustafa Efendi tarafından 1786’da onarıldığı anlaşılmaktadır. Cami dikdörtgen plânlı, ahşap çatılı küçük bir yapıdır. Yeşil renge boyandığından ötürü de Yeşilli Cami ismiyle halk arasında tanınmaktadır. Zeminden biraz yüksekte olan caminin çift kanatlı bir son cemaat yeri vardır. Buradaki bir merdivenden, üst kattaki kadınlar mahfiline çıkılmaktadır. İbadet yeri oldukça basit olup, mihrabın iki yanında kaideleri duvara gömülü üçer sütun bulunmaktadır. Sütunlar arasındaki yüzeylerin üstünde pencereler ve frizler bulunmaktadır. Dışarıya doğru çıkıntı yapan mihrap oldukça sadedir.

Mihrabın içerisinde XIX.yüzyılın ikinci yarısında çok sık rastlanan ışın motifleriyle, tepedeki madalyonda da Allah yazısı görülmektedir. Oldukça basit olan ahşap minber boyanmış ve özelliğini yitirmiştir. Giriş kapısının üzerinde altı ahşap sütuna dayanan balkon görünümünde kadınlar mahfili bulunmaktadır. Caminin taş minaresine son cemaat yerinden çıkılır. Silindir gövdeli olan minarenin altında mukarnas dizileri dikkati çekmektedir.

Omurbey (Umurbey) Camisi      (Merkez)
Omurbey Mahallesi’ndedir. Hacı Omur Bey tarafından 1413’te yaptırılmış, 1635 ve 1925’te iki büyük onarım geçirmiştir. Cami üzerindeki üç yazıttan biri yapıldığı tarihi, diğerleri de onarımlarını belirtmektedir. Son cemaat yeri olmayan cami oldukça basit olup, kesme taş ve tuğladan yapılmıştır.

Oruç Bey Mescidi      (Merkez)
Kayabey Mahallesi’ndedir. Rumeli’ye geçen Osmanlı komutanlarından Oruç Bey adına 1471 yılında yapılmıştır. Ancak çeşitli yıllarda yapılan onarımlarla özgün biçimini kaybetmiştir.

Bu Camilerin dışında Balıkesir merkezinde, Vicdaniye Camisi (1895), Sultan II.Abdülhamid zamanında yapılan Eminağa Camisi (1897 Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan Kırımlılar Camisi (1862) bulunmaktadır.

Saatli Kilise Camisi     (Ayvalık)
İlçe merkezinde İsmet Paşa Mahallesi’ndedir. XIX.yüzyılın ikinci yarısında yerli Rumlar tarafından kilise olarak yapılmış, 1928’den sonra camiye dönüştürülmüştür. Dikdörtgen plânlı bir yapı olup, dört sütunlu, revaklı, akantus yapraklarıyla süslü bir kapıdan içeriye girilmektedir. Yapının planı haç düzeninde olup, orta bölüm küçük bir kubbe ile haçın kolları da tonozlarla örtülüdür. Kilisenin Çan kulesi sonraki yıllarda saat kulesine dönüştürülmüş ve bu yüzden de Saatli Cami ismini almıştır.

AliBey (Çınarlı) Camisi      (Ayvalık)
Hamdi Bey Mahallesi’ndedir XIX.yüzyılda yerli Rumlar tarafından kilise olarak yapılmış, Cumhuriyetin ilk yıllarında camiye çevrilmiştir. Moloz ve kesme taştan yapılmıştır. Haç plânlı olup, haçın ortası kubbe, yanları da tonoz örtülüdür. Cami içerisinde kompozit başlıklı kalın sütunlar dikkati çekmektedir.

Yeni Cami      (Ayvalık)
Hayrettin Paşa Mahallesi’ndedir. XVIII.yüzyılın ikinci yarısında yapılmış, kiliseden camiye çevrilmiştir. Çan kulesinin kaidesi günümüze gelebilmiştir. Mimari yönden bir özellik taşımamaktadır.

Biberli Cami      (Ayvalık)
Kasım Paşa Mahallesi’nde, Altunova Caddesi’ndedir. XIX.yüzyılda yapılmış bir kiliseden camiye çevrilmiştir. Haç plânlı olan bu yapının girişindeki altı sütun ile dikkati çekmektedir.

Hamidiye Camisi      (Ayvalık)
Sakarya Mahallesi’ndedir. Ayvalık’ta cami olarak yapılmış tek özgün yapıdır. XIX.yüzyılın ikinci yarısında Sultan II.Abdilhamit tarafından eglektik üslupta yaptırılmıştır. Kareye yakın plânlı cami, kırmızı kesme taştandır. Dört sütunlu bir son cemaat yeri, silindirik bir kasnağa oturan tuğla kubbesi bulunmaktadır. Bezeme yönünden önem taşımamaktadır.

Ulu Cami      (Bandırma)
Abdullah Efendi tarafından 1382 yılında Edincik’te yaptırılmıştır. Dikdörtgen plânlı basit bir yapı olmasına rağmen cephesindeki taş ve tuğla süslemeleri ile dikkati çekmektedir.

Kasım Paşa Camisi      (Bigadiç)
Kanuni Sultan Süleyman’ın vezirlerinden Cezerizade Kasım Paşa tarafından 1549’da yaptırılmıştır. Tamamen kesme taşlarla yapılan cami birkaç defa tamir olmuşsa da minaresi orijinal hali ile günümüze gelmiştir. Yapıldığı dönemin tüm mimari özelliklerini yansıtan Kasım Paşa Camisinin duvarlarında 1901 tarihli levhalarda hat sanatının değişik örnekleri bulunmaktadır.

Yeşilli Cami  (Bigadiç)
Bigadiç’in merkez camisi olarak kullanılan Yeşilli Camii, 1715 tarihinde Bigadiçli Çavuşzade İsmail Ağa tarafından yaptırılmıştır. Yangın, deprem gibi nedenlerden ötürü bir çok kez onarım görmüştür. Genel özelliklerine göre dönem mimarisi örneklerindendir. Kuzeyde altı sütunlu bir son cemaat yeri vardır. Düzgün haç planlı bir yapı olup, kuzeydoğusunda bir minaresi vardır.

Evliya Çelebi Cami (Lonca Cami)      (Bigadiç)

Bigadiç Voyvodası Seyyid Hacı Hasar Ağa tarafından 1795’de yaptırılmıştır. Temeli ve minare kaidesi orijinaldir. Kayıtlarda caminin vakfı olarak; Balıkesir’de bir terzi dükkanı görülmektedir.

Kurşunlu Cami (Hekimzade Yusuf Sinan Camisi)      (Edremit)
Kurşunlu Caddesi’ndedir. Edremit’in tanınmış ulemalarından Yusuf bin Habib için yaptırılmıştır. Kitabesi olmadığından kesin yapım tarihi bilinmemekle beraber, mimari üslubu XV.yüzyıla işaret etmektedir. Tek kubbeli camilerin klâsik örneklerinden olup, kesme taştandır. Önünde üç bölümlü, sivri kemerli bir son cemaat yeri vardır. İbadet mekanını sekizgen kasnak üzerine oturan bir kubbe örter. Kubbe duvarının ortasında çok kenarlı mihrap nişi bulunmaktadır. Kare kaide üzerindeki minaresi yuvarlak gövdelidir. Caminin yanında olduğu bilinen medresesinden hiçbir iz günümüze gelememiştir.

Eşref Rûmi Camisi      (Edremit)
XIX.yüzyılın ikinci yarısında yapılmıştır. Mimari üslubu eglektik özellikler göstermektedir. Kesme taş duvarları kademeli olarak yükselir ve bunlar dış cephede dikey ve yatay çizgilerle bölümlere ayrılmıştır. Orta bölüm kubbe ile, yan bölümler ise tonozlarla örtülüdür. Her yüzde yüzeyleri bölümlere ayıran payelerin üst bölümleri küçük kubbecikler halindedir. İbadet mekânındaki kubbeyi korint başlıklı dört paye ve bunları birbirine bağlayan kemerler taşımaktadır. Buradaki tonozların içerisi kasetler şeklindedir. Taş minberin kapı ve süslemeleri XIX.yüzyıl üslubunu yansıtan bezemelerle süslüdür.

Haydar Çavuş Camisi      (Bandırma)
XIX.yüzyılın başında Haydar Çavuş tarafından yaptırılmış, 1873’te yanmıştır. Bundan sonra Mimar Kemalettin Bey’in çizmiş olduğu plâna göre Neo-klâsik üslupta yenilenmiştir. Kare plânlı cami, tek kubbeli olup, sade bir görünümdedir.

Hacı Ahmet Camisi      (Burhaniye)
Burhaniye’nin ilk yapılan camisi olup, 1798’de Hacı Ahmet bey tarafından yaptırılmıştır. Kare planlı olan bu cami, küçük bir avlunun ortasındadır. İbadet mekânının duvarlarında ve köşelerinde kenar silmelerinde granit kullanılmıştır. Duvarları iki kademe şeklinde olup, her kenarda büyük yuvarlak kemerler içerisine alınmış ikiz pencereler yerleştirilmiştir. Kubbe sekizgen kasnağa oturmaktadır. Bezeme olarak önemli sayılacak bir süslemesi bulunmamaktadır.
Burhaniye’de ayrıca, Mehmedemin Ağa (Memiş) Camisi (1743), Hanay Cami (1750), Hasanağa Camisi (1756), Koca Cami (1890) bulunmakta ve günümüzde ibadete açıktır.

Hacı Bayram Camisi (Ayvalık)
Hacı Bayram Camisi Ayvalık’ın Altınova bucak merkezindedir. Altınova’nın Cami-i Kebir Sokağı’nda bulunan bu yapı kitabesinin ebced hesabına göre tarihlendirilmesi sonucunda 1490-1491 yılında yapıldığı öğrenilmiştir. Kare planlı, içten düz tavanlı, dıştan da kırma çatılı olan cami de kaba yontma taş ve tuğla kullanılmıştır. İki sıra taşı üç sıra tuğla tamamlamıştır. Kuzey cephesine de sonraki yıllarda camekan şeklinde bir son cemaat yeri eklenmiştir. İbadet mekanı doğu-batı yönünde üç yuvarlak kemerle mihrap duvarına paralel iki sahna ayrılmıştır. Mihrabın bir özelliği bulunmamakta olup, sonraki yıllarda pek çok camide görüldüğü gibi buraya yağlı boya ile bir perde resmi yapılmıştır.

Mihrap nişi iki yanda birer sütun ile sınırlanmış, nişin üzerine de alçı kabartma ile altın yaldızlı bitkisel süsler yerleştirilmiştir. Onarım geçiren cami orijinalliğinden büyük ölçüde uzaklaşmıştır. İbadet mekanı iki sıra pencere ile aydınlatılmış olup üst sıradakiler alttakilere göre daha küçük olup onarımlar sırasında bunlar oval şekle dönüştürülmüştür. Bu pencere dizisinin de alttakiler gibi tuğladan yuvarlak kemerli olukları anlaşılmaktadır. Caminin güneydoğu köşesine 1957 yılında silindirik, tuğladan tek şerefeli bir minare eklenmiştir.

Kadı Camisi (Ayvalık)
Ayvalık Altınova Bucağında bulunan Kadı Camisi’nin kitabesi günümüze gelememiştir. Bu bakımdan ne zaman ve kimin tarafından yaptırılmış olduğu bilinmemektedir. Küçük Cami olarak da isimlendirilen bu yapı 9.80 X 9.80 m. ölçüsünde kare planlı olup, üzeri sekizgen kasnağın taşıdığı bir kubbe ile örtülmüştür. Kaba yontma taştan olan cami onarımlar sonunda özelliğini yitirmiştir. Caminin kuzey cephesindeki son cemaat yeri yıkılmış, buraya betonarme olarak üç kubbeli bir son cemaat yeri eklenmiştir. Ayrıca batıdaki oldukça güdük minarenin olduğu yere yerleştirilen minare küçük boyutta olup altında 1953 yılında yenilendiği yazılıdır. Kuzey cephesinin ortasındaki bir kapıdan girilen ibadet mekanın da bulunan mihrap ve minberin mimari bir özelliği bulunmamaktadır. İbadet mekanı alt dikdörtgen, üstte de yuvarlak kemerli pencereler ile aydınlatılmıştır.

Kurşunlu Cami: 1231 yılında Edremit Fatihi olan Selçuklu Komutanı Yusuf Sinan tarafından yaptırılmıştır. Caminin yanında Yusuf Sinan’ın türbesi vardır.

Ayazma Kilisesi: Günümüzde zeytinyağı fabrikası olarak kullanılan İon sütunlu Fenoremeni Kilisesi, ortadokslarca içindeki kutsal su nedeniyle “AYAZMA” olarak anılmaktadır.

Balıkesir’in Plajları

Akçay

Edremit’e 10 km uzaklıktadır. Sahil şeridi olup, kısmen çakıllıdır. Her yerinden fışkıran tatlı , soğuk suları ve artezyenleri ile ünlüdür.

Altınoluk

Edremit’e 28 km. mesafededir. Oksijen deposu özelliğini taşıyan yörede çok sayıda konaklama tesisi ve eğlence mekanları bulunmaktadır.

Ören

Yalnızca Tarihi değil aynı zamanda Doğal Sit Alanı olan Ören’deki asırlık palamut ağaçlarının, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tek tek numaralandırılarak koruma altına alınması ile Yeşil Ören kimliği de güvence altına alınmıştır.
Tertemiz suyu ve ince kumu ile ünlenen Ören Plajı  2000 yılında bu ününü Avrupa Çevre Eğitim Vakfı (FEE) tarafından verilen ve artık tüm dünyada “Denize Girilebilirlik Ölçütü” olan Mavi Bayrak ile tescil ettirmiştir.Temiz deniz , tertemiz plaj , yemyeşil dinlenme alanları ve bol tatlı su… İşte bunların hepsini bir arada görebileceğiniz çok ender yerlerden birisidir Ören.1,5 km. boyunca yay gibi kıvrılan, Altın Kumlu Ören Plajı genişliği ile de Türkiye’nin en dikkat çekici plajlarından biridir.

Sarımsaklı

Sarımsaklı Ayvalık bölgesinde Küçükköy Belediyesine bağlı bir yerleşim yeridir. Ayvalık
ilçe merkezine 8 km uzaklıktadır. 7 km uzunluğunda 100 m eninde bir kumsala sahip plajı sığ ve kumsalı ince kumdan oluşur.
Beş yıldızlı otellerden, pansiyona kadar her sınıftan konaklama tesisi, orta kalitedeki lokantalarından küçük büfelerine kadar Ayvalık’ın en önemli turistik yöresidir. Denizi sığ ve kumsalı güzeldir.

Balıkesir’in Kuşcenneti Milli Parkı

Yeri

Balıkesir İli Bandırma İlçesi

Ulaşım

Marmara Bölgesinde, Balıkesir ili Bandırma ilçesi sınırları içinde Kuş Gölü (Manyas Gölü)’nün kuzeydoğusunda yer alan Milli Parka Balıkesir-Bandırma karayolunun 15 km’ sinde güneye sapan 3 km lik bir yolla ulaşılır.

Sponsorlu Bağlantılar

Özelliği

Kış mevsiminin sonlarına doğru Kuş Gölü’nün suları yükselmeye başlar ve kuzeybatı kıyısındaki, küçük söğüt korusunu ve etrafındaki sazlıkları kaplar. Kışın bahara döndüğü günlerde soğuk devreleri güney ülkelerinde geçiren göçmen kuşlar yuva kuracak yer olarak sessizlik içindeki Kuşcenneti Milli Park’ını seçerler. Yuvalarında yumurtlar, kuluçkaya yatarlar. Yavrular gözlerini burada açarlar, beslenir, büyür, serpilir ve gelecek yıl yine gelmek üzere uzaklara uçarlar. Göl suları, söğüt korusu ve sazlıkların sağladığı beslenme,güvenlik ve barınma olanakları ile elverişli iklim şartları, Avrupa-Asya kıtaları arasında büyük kuş göçlerini bu küçük (64 Ha) yurt köşesine yönelterek, yörenin memleketler arası ün kazanmasına neden olmaktadır.

Balıkesir Foto Galeri


Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir