Ana Sayfa » Burdur » Burdur’un Neleri Meşhur?

Burdur’un Neleri Meşhur?

Sponsorlu Bağlantılar
biletbayi ile en uygun uçak bileti al

Burdur’un En Meşhurları

Burdur’a gezmeye gidecek yada Burdur hakkında meraklı olanlar için Burdur ilinin nelerinin meşhur olduğunu sizlere anlatıyoruz. Kısaca Burdur ilinin neleri meşhurdur diye sıralamak gerekirse;

Burdur’un Bakırcılar çarşısında işlenerek süslenmiş bakır hediyelik eşyaları, “Burdur Alacası” adı verilen ve tamamen el tezgahlarında dokunan kumaşları çok meşhurdur. Ayrıca “Burdur şiş” tadılmaya değer bir yemektir. Burdur il merkezinde ve ilçelerinde üretilen  cevizle yapılan”ceviz ezmesi” olarak adlandırılan ceviz tatlısı ve Sagalassos Antik Kenti yolu üzerinde bulunan alabalık tesislerinde yöreye has süzme yoğurt ile alabalık tavsiye edilebilir.

Burdur Şişi

Ülkemizin bilhassa Adana ve Urfa taraflarında yapılan ve aynı adla anılan şişlerine benzemekle beraber, daha kısa ve ince şişlere dizilmektedir. Şiş köftenin kıyması kaburga yatağı denilen et veya sıyrıntısının kıymasına biraz kuyruk yağı ve sadece tuz ilave edilir. (10 kg kıymaya 300 gr. kuyruk yağı) gibi. Sonra yoğrulur.

Burdur Şiş

Dinlendikten sonra şişelere takılır ve ızgara mangalında pişirilerek, pide arasında servis yapılır. Şiş köftenin ala – sulu olması daha makbuldür.

Sponsorlu Bağlantılar

Burdur Ceviz Ezmesi

Bir kg irmik ve 1 kg dövülmüş ceviz bir kaba konur. Diğer yandan bir bardak su bir tencere içinde, ateş üzerinde ılıklaştırılır. 1 kg şeker ılık su üzerine dökülerek eriyene kadar karıştırılır.

Burdur Ceviz Ezmesi

Şeker eriyince, irmik ve ceviz karışımı eklenerek iyice karıştırılır. Kıvama gelen bu karışım, pudra şekeri serpilmiş bir tepsiye dökülerek, kaşığın ters yüzü ile aynı kalınlıkta yayılır ve baklava kesimi yapılır. Burdurluların hediye olarak il dışına götürdükleri tatlı çeşidinin en yaygın olanıdır.

Sagalassos Antik Kenti

Antik Yunan’da Pisidya’nın başkenti olan bu şehrin çoğu yapısı kısmen ayakta kalabilmiştir. Bunların en iyi durumda olanı ise tiyatro bölümüdür. Batı Toroslar’ın bir parçası olan Ağlasun dağının güney eteklerinde, 1450–1700 m yükseklikteki meyilli bir arazi üzerine kurulu kentin kalıntıları, doğu-batı yönünde 2.5 km, kuzey-güney yönünde ise 1,5 km’yi kapsayan bir alana yayılır. İlk olarak, 1706’da Fransız gezgin Paul Lucas tarafından keşfedilen Sagalassos’ta arkeolojik kazılar 1990’da başlatılmıştır.

Sponsorlu Bağlantılar

Burdur Sagalassos

Çeşmelerinin görkemiyle anılan Sagalassos, dünyanın en yüksek rakımlı, 9.000 kişilik tiyatrosu ve kendine has kaya mezarlarıyla bilinir. Sagalassos’ta bulunan ve Traian dönemine tarihlenen Ares, Herakles, Hermes, Zeus, Athena ve Poseidon büstleri Antik Dönem heykeltıraşlığının önemli örneklerinden sayılıyor. Ayrıca, içinde pek çok havuz bulunan Roma hamamının da iki katı korunmuş şekilde günümüze kadar (2005) ulaşmıştır.Amaçlanan hedef ise, yıkılan her türlü yapıyı yapay olarak tekrar yapıp eski Roma’yı ve o zamanı anlatmaktır.

İnsuyu Mağarası

Burdur-Antalya karayolunun 13 kilometresinde yoldan 900 m. doğuda, Mandıra köyündedir. Toplam 597 m. uzunluğunda yatay ve kuru bir mağaradır. Uygun ulaşımı bulunduğu için Türkiye’de turizme açılan ilk mağaralardan biridir. Kalker tortulanmalarından türlü şekil ve yapıda meydana gelen sarkıt ve dikitlerin teşekkül tarzları dikkate alınarak mağaranın binlerce yıl evvel teşekkül ettiği tahmin edilmektedir.

Burdur İnsuyu Mağarası

Mağara içinde girintili-çıkıntılı muhtelif istikametlere açılan dehlizlerde yer alan irili ufaklı 9 göl mevcuttur. Mağara içinde serin ve temiz bir hava cereyanı vardır. Bir kısım mağara sularının şeker ve mide hastalıklarına şifalı olduğuna inanılmaktadır. Mağara civarında İl Özel İdaresince kurulmuş bir konaklama tesisi vardır.

Burdur Arkeoloji Müzesi

Ziyaretçilerine kapılarını ilk kez 12 Haziran 1969 yılında açan Burdur Arkeoloji Müzesi, zengin kalıntıların bir araya toplandığı görülmeye değer bir müze konumundadır. 60 binden fazla koleksiyonuyla Türkiye’nin sayılı müzelerinden biri olan Burdur Arkeoloji Müzesi, Sagalassos Antik Kenti ve Hacılar Höyük’ten gelen kalıntıların yanı sıra heykeltıraşlık eserleriyle sadece Türkiye’nin değil dünyanında ilgisini çekmiştir. Aynı zamanda Kremna Antik Kenti’nden çıkarılan çoğu eser de Burdur Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

Burdur Arkeoloji Müzesi

Büyük ve Küçük Athena, Hygeis, Apollon, Herakles, Nemessis ve Aphrodite heykelleri en çok dikkat çeken eserlerindendir. Burdur Arkeoloji Müzesi, tarihi araştırma yapanların ve tarihi kalıntılara özel ilgi duyanların uğrak yeri olmakla birlikte zengin bir tarihi tanıtan önemli bir müzedir. Uzun ve keyifli, bir o kadarda bilgi dolu bir yolculuğa çıkmak ve farklı zamanların kalıntılarına şahit olmak sizi fazlasıyla mutlu edecek.

Salda Gölü

Burdur Salda Gölü

Burdur Yeşilova’nın 6 kilometre uzağında olan Salda Gölü 1989 yılında doğal sit alanı olarak ilan edilmiştir ve güzelliğini tescillemiştir. İnsanı etkileyen bir manzaraya sahip olan gölün, kuzeydoğu ve batısı dik kayalık, güneyi çayırlık ve diğer kısımları ise bembeyaz kumsallarla çevrilidir. Burada kendinizi kötü hissetme gibi bir imkanınız yok. Her yer size hitap ediyor ve ruhunuzu dinlendiriyor. Türkiye’nin en derin gölleri arasında yer alan Salda Gölü, doğal plajları ile dikkatleri üzerine çekmektedir ve günübirlik gezilerle güzel vakitler geçirebilirsiniz. Eğer daha fazla zaman geçirmek isterseniz Yeşilova’da bulunan tesislerde konaklayabilirsiniz.

Bakibey Konağı

Burdur merkezde bulunan yapı 17. yüzyıl sivil Osmanlı mimarisinin en güzel örneğidir. Kültür Bakanlığı tarafından kamulaştırılmış ve 1988 yılında da restorasyonu tamamlanmıştır.

Burdur Gölü

Özellikle gölün kuzeyinde ve doğusunda yoğunlaşan kuş populasyonu, kuş gözlemcisi doğa tutkunlarının ilgisini çekmektedir. Burdur Gölü’nün güneybatı yönünde yer alan, ‘Burdur Gölü Su Kuşları Yaban Hayatı Koruma Sahası’; Flamingo, Tepeli Pakta, Kuğu, Angıt, Sakarmeke gibi tespit edilebilen 85 kuş türü varlığı ile ‘Ornitoloji Turizmi’ kapsamında , Kuş Gözlemciliği’ne (Bird Observation) ve peyzaj özelliklerine son derece elverişli bir konuma sahiptir.

Burdur Gölü

Bugün Turizm açısından değerlendirilememekte olan Burdur Gölü, daha 25-30 yıl önce plaj olarak, sağlık turizmi olarak kullanılmaktaydı. Bugün çok daha geniş bir Turizm kaynağı olarak kullanılabilir. Son birkaç yıldır yeniden plaj, sağlık turizmi ve yelken sporları turizmi olarak kullanılmak üzere adımlar atılmaktadır. Yapılan araştırmalar, Burdur Gölü’nün besin maddeleri yönünden çok zengin olmadığını göstermektedir. Buna karşın göl, 100’e yakın kuş türüne ve yaklaşık olarak 300 bine yakın su kuşuna ve özellikle nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Dikkuyruk ördeklerinin yüzde 70’ine ev sahipliği yapmaktadır.

Burdur Ulu Camii

Sonraki yıllarda harap olan bu camiyi Çelik Mehmet Paşa 1749 yılında ikinci kez yaptırmıştır. Ancak bir deprem sonucu yıkılan cami l935 yılında Neo-Klasik üslupta yeniden yapılmıştır. Cami düzgün bir plan şeması göstermemektedir. Dikdörtgen planlı cami kesme taştan yapılmıştır. Son cemaat yeri caminin ibadet mekanından daha alçak olup önünde doğu, batı kenarlarında birer, kuzeyde de üç sivri kemerli açıklıkları bulunmaktadır. İlk yapılışında açık olan bu son cemaat yerleri camekanla kapatılmıştır. İbadet mekanını üzeri ahşap bir tavan ile örtülmüştür. Üst örtüsü de oluklu kiremit çatılıdır.

Sponsorlu Bağlantılar

Burdur Ulu Camii-11

İç mekanda herhangi bir süsleme elemanına rastlanmamaktadır. Mihrap dikdörtgen bir niş içerisinde yuvarlak bir niş şeklindedir.Yanına basit bir minber eklenmiştir.Caminin ilk yapılışından kalan oyma tekniğinde yapılmış ahşap minberi Burdur Müzesindedir. Bu minberin oldukça zengin, birbiri içerisine girmiş bitkisel motifleri bulunmaktadır.Buna dayanılarak caminin ilk yapılışında kapı, pencere ve dolap kapaklarının da Osmanlı ağaç işçiliğinin en güzel örneklerini sergilendiği sanılmaktadır. Caminin kuzey doğu ve kuzey batı köşelerine kare kaideli yuvarlak gövdeli iki minare yerleştirilmiştir. Minarelerin şerefe altları klasik baklava ve stalaktitlidir. Kuzey, doğu ve batı yönlerinde üç giriş kapısı bulunan caminin ana duvarlarında iki sıra halinde Neo-Klasik üslubun özelliklerini yansıtan ince uzun,sivri kemerli pencereleri bulunmaktadır.


Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir